Kurtuluş Psikolojisi
Liberation Psychology
Tanım
Bireysel patolojileri bireyin iç dünyasından ziyade yapısal eşitsizlikler, yoksulluk ve politik baskı bağlamında ele alarak toplumsal özgürleşmeyi hedefleyen bir psikoloji yaklaşımıdır.
Örnek Vaka / Uygulama
Şiddetli yoksulluk ve çetelerin baskısı altındaki bir mahallede görev yapan toplum ruh sağlığı uzmanı, buradaki bireylerde görülen depresyon ve travma belirtilerini klasik DSM-V etiketleriyle 'bireysel işlevsellik bozukluğu' olarak ele almak yerine, mahalle sakinleriyle birlikte katılımcı eylem araştırmaları yürütür. Bireylerin yaşadığı çaresizliğin içsel bir zayıflıktan değil, sistematik yoksullaştırma politikalarından kaynaklandığına dair eleştirel bilinç (conscientization) geliştirmelerini sağlayarak kolektif bir dayanışma ve hak arama ağı kurmalarına öncülük eder.
Derin Analiz
1970'lerin sonlarında ve 1980'lerde Ignacio Martín-Baró öncülüğünde Latin Amerika'da temelleri atılan bu yaklaşım, ana akım psikolojinin statükoyu koruyan ve bireyleri pasif nesneler olarak gören Euro-Amerikan merkezli paradigmasına bir müdahale olarak doğmuştur. Latince'deki 'teología de la liberación' (kurtuluş teolojisi) hareketinden esinlenen disiplin, psikolojinin bilgi üretim sürecini ezenlerin değil, ezilenlerin ve yoksullaştırılmış çoğunlukların perspektifinden yeniden yapılandırır. Epistemolojik olarak 'gerçekliğin de-ideolojizasyonu' kavramını savunur; yani bireyin maruz kaldığı psikolojik sıkıntıların içsel bir bozukluktan ziyade, hegemonik sosyal yapılar ve adaletsizlikler tarafından üretilmiş politik birer sonuç olduğunu ortaya koyar. Klinik ve toplumsal pratikte, danışanı veya toplumu edilgen birer 'hasta' olmaktan çıkarıp kendi sosyal gerçekliklerinin öznesi ve dönüştürücüsü haline getirmeyi amaçlar.
Etimoloji
Latince 'liberare' (özgürleştirmek, bağımsız kılmak) fiilinden türetilen 'liberatio' kökü ile Yunanca 'psykhē' (ruh, zihin) ve 'logia' (bilim, çalışma) kelimelerinin birleşiminden oluşur.
Karıştırmayın
Toplum ruh sağlığı psikolojisi ve sosyal psikoloji ile sıklıkla karıştırılır. Ancak bu disiplinlerden temel farkı, tarafsızlığı reddetmesi ve açıkça 'ezilenlerin yanında olma' (preferential option for the oppressed) politik duruşunu benimseyerek sosyal değişimi epistemolojik bir zorunluluk olarak görmesidir.

