Uyumlu Özdeşleşme
Concordant İdentification
Tanım
Psikanalizde analistin, hastanın içsel deneyimini ve benlik durumunu doğrudan kendi içinde yaşayarak onunla tam bir empatik rezonans kurduğu karşı-aktarım biçimidir.
Örnek Vaka / Uygulama
Seans sırasında kendisini son derece değersiz ve görünmez hissettiğinden bahseden bir danışanı dinleyen terapistin, aniden mesleki yeterliliğine dair derin bir kuşkuya kapılması ve odada yalnız ve terk edilmiş hissetmesi uyumlu özdeşleşmeye klinik bir örnektir. Terapist, danışanın bastırılmış özne deneyimini kendi duygulanım alanında rezonansa sokmuştur.
Derin Analiz
Heinrich Racker tarafından psikanalitik literatüre kazandırılan uyumlu özdeşleşme, analistin hastanın ego işlevleriyle veya içsel nesneleriyle kurduğu özdeşleşme eksenini tanımlar. Bu süreçte analist, hastanın yaşadığı duygusal durumu (örneğin kaygı, çaresizlik veya öfke) kendi deneyim süzgecinden geçirerek hisseder ve hastanın egosuyla paralel bir konuma yerleşir. Tamamlayıcı özdeşleşmenin (complementary identification) aksine, burada analist hastanın nesne ilişkilerindeki rolü (örn. zulmeden veya reddeden ebeveyn) üstlenmez; bunun yerine hastanın özne konumundaki yaşantısını doğrudan paylaşır. Bu mekanizma, analiste hastanın iç dünyasını dışarıdan gözleyen soğuk bir gözlemci olmak yerine, içeriden kavrayan sezgisel bir rehber olma kapasitesi kazandırır. Ancak klinik etkinlik için bu rezonans halinin analitik nötralite ve öz-gözlem kapasitesiyle dengelenmesi şarttır.
Etimoloji
Latince 'concordare' (kalben bir olmak, aynı yönde olmak; 'cor' [kalp] + 'cum' [birlikte]) ve Late Latin 'identificare' (aynı kılmak) sözcüklerinin birleşiminden türetilmiştir.
Karıştırmayın
Tamamlayıcı özdeşleşme (complementary identification) ile sıkça karıştırılır. Tamamlayıcı özdeşleşmede analist hastanın içsel nesnesinin rolünü üstlenirken (örn. hastanın zorbası veya kurtarıcısı olur), uyumlu özdeşleşmede analist doğrudan hastanın benlik durumuyla ve özne deneyimiyle özdeşleşir.