Ana içeriğe atla
Psikoloji Sözlüğüm LogoPsikoloji Sözlüğüm

Aktif Dinleme

Active Listening

Tanım

Terapistin danışanın mesajının içeriğini ve duygusal derinliğini tam olarak anlamak amacıyla yakından dinlediği, gerektiğinde sorular sorduğu ve doğru anladığından emin olmak için söylenenleri yeniden ifade ettiği psikoterapötik teknik.

Örnek Vaka / Uygulama

Danışan seansta yerindeki tükenmişliğinden bahsederken ellerini ovuşturur ve kısık bir sesle 'Her şeyi kusursuz yapmaya çalışmaktan artık nefes alamıyorum' der. Terapist aktif dinleme tekniğini kullanarak şöyle yanıt verir: 'Yani, üzerindeki bu devasa mükemmeliyetçilik baskısı artık sadece performansını değil, en temel yaşam alanını bile boğacak kadar ağırlaşmış, doğru mu anlıyorum?' Bu müdahale, danışanın hem bilişsel içeriği hem de arkasındaki çaresizlik duygusunu net bir şekilde görmesini sağlar.

Derin Analiz

Aktif dinleme, Carl Rogers'ın danışan merkezli terapi ekolünün temel yapı taşlarından biridir. Süreç, sadece işitsel uyarıcıların alımlanmasını değil, aynı zamanda empati, koşulsuz kabul ve bağlamsal doğrulama süreçlerini içeren bilişsel ve duygusal bir entegrasyonu temsil eder. Terapist, danışanın sözlü ifadelerini olduğu gibi tekrarlamakla kalmaz; sözel olmayan ipuçlarını (beden dili, ses tonu, mikro-ifadeler) ve satır aralarındaki duygusal yükü de çözer. Nörobiyolojik düzeyde, bu karşılıklı etkileşim limbik sistemin senkronizasyonunu ve ayna nöron ağlarının aktifleşmesini tetikleyerek danışanda güvenli bir bağlanma ve düzenlenme (co-regulation) alanı yaratır.

Etimoloji

Latince 'activus' [faal, eylemsel] ve Orta İngilizce 'listnen' [dikkatle kulak vermek, işitmek] kelimelerinin birleşiminden türetilmiştir.

Karıştırmayın

Edilgen (Pasif) Dinleme ile karıştırılır. Edilgen dinlemede birey yalnızca ses dalgalarını işitir ve sıradaki yanıtını zihninde kurgular; aktif dinlemede ise zihinsel hazırlık askıya alınır ve odak tamamen konuşmacının içsel dünyasının fenomenolojik deneyimine yöneltilir.