Anaklitik Depresyon
Anaclitic Depression
Tanım
Yoğun terk edilme korkuları, çaresizlik ve yetersizlik duygularıyla kendini gösteren, kişilerarası bağımlılığın tetiklediği bir depresyon türüdür.
Örnek Vaka / Uygulama
32 yaşındaki bir danışan, romantik partnerinin iş seyahati nedeniyle iki gün şehir dışına çıkacak olmasını, 'Beni tamamen terk edecek, onsuz hayatta kalmam imkansız, ben eksik ve zayıf bir insanım' diyerek yoğun bir panik, ağlama nöbetleri ve işlevsellik kaybı ile deneyimlemektedir.
Derin Analiz
Psikanalitik ve klinik psikoloji perspektifinden anaklitik depresyon, bireyin öz değerini ve duygusal düzenlemesini sürdürebilmek için dışsal nesnelere veya diğer insanlara aşırı düzeyde bağımlı olması durumudur. René Spitz tarafından bebeklerde maternal yoksunluk bağlamında tanımlanmış, daha sonra Sidney Blatt tarafından yetişkin psikopatolojisinde 'sosyotropi' kavramıyla ilişkilendirilerek genişletilmiştir. Bu olguda birey, yalnız kalma kapasitesinden yoksundur; içsel bir güven nesnesi yerine dışarıdan gelecek sürekli onay, bakım ve sevgiye mutlak bir ihtiyaç duyar. Nörobiyolojik düzeyde, bu durum bağlanma sistemini aktive eden oksitosin ve dopaminerjik yolların regülasyon bozuklukları ile sosyal dışlanma ve ayrılığı işleyen anterior singulat korteks (ACC) ve insula arasındaki işlevsel devrelerle ilişkilendirilebilir.
Etimoloji
Yunanca 'anaklitos' (yaslanmak, dayanmak) kelimesinden türetilmiştir; psikanalitik literatürde nesneye bağımlı libidinal yatırım durumunu ifade eder.
Karıştırmayın
İntrojeaktif depresyon ile karıştırılır; introjeaktif depresyon suçluluk, başarısızlık ve öz-eleştiri odaklıyken, anaklitik depresyon tamamen kayıp, terk edilme ve ilişki temelli çaresizlik odaklıdır.