Bellek Çarpıtması
Memory Distortion
Tanım
Geçmişteki olayların, deneyimlerin veya kazanılan bilgilerin, zihinsel süreçler ve dış etkenler nedeniyle yanlış, kusurlu ya da tamamen hayali olarak hatırlandığı veya tanındığı bilişsel durum.
Örnek Vaka / Uygulama
Bir soygun olayına tanıklık eden bir bireyin, sorgu esnasında polisin yöneltici bir sorusu ('Şüpheli kırmızı montluydu, değil mi?') yüzünden, aslında siyah mont giymiş olan şüpheliyi sorgu sonrasında kırmızı montlu olarak hatırlaması ve mahkemede bu şekilde ifade vermesi.
Derin Analiz
Bellek, verici bir video kayıt cihazı gibi çalışmaz; bunun yerine yeniden yapılandırıcı bir süreçtir. Bellek çarpıtması, kodlama, depolama veya geri çağırma aşamalarındaki hassasiyetler nedeniyle anıların orijinal olgulardan sapmasıyla ortaya çıkar. Bilişsel psikoloji perspektifinden bakıldığında; şemalar, stereotipler ve sonradan edinilen yanıltıcı bilgiler (yanıltıcı etki paradigması) anıların bütünlüğünü bozar. Elizabeth Loftus'un öncülük ettiği araştırmalar, yanlış anıların ne kadar kolay implante edilebileceğini ve bu durumun adli süreçlerdeki güvenilmezliğini ampirik olarak kanıtlamıştır. Nörobiyolojik düzeyde ise, hipokampus ile prefrontal korteks arasındaki kodlama ve kaynak izleme (source monitoring) süreçlerindeki senkronizasyon aksaklıkları, bireyin gerçek bir deneyim ile hayal edilen bir olayı ayırt etmesini engeller.
Etimoloji
Latince 'memoria' (hatırlama, hafıza) ve 'distortio' (bükülme, biçimini bozma) kelimelerinin birleşiminden türetilmiştir.
Karıştırmayın
Unutkanlık (amnezi), bilgiye erişim kaybını ifade ederken; bellek çarpıtması, bilginin hatalı veya sahte bir biçimde zihinde yeniden üretilmesidir.

