Biyoyararlanım
Bioavailability
Tanım
Uygulanan bir maddenin veya ilacın, emilim sonrasında sistemik dolaşıma ve hedef organa değişmemiş formda ulaşabilen miktarının oranı.
Örnek Vaka / Uygulama
Depresyon tedavisinde kullanılan yeni nesil bir antidepresanın oral yoldan alındığında ilk geçiş etkisi nedeniyle biyoyararlanımının %40 olduğu saptanmıştır. Klinisyen, hastanın kan plazmasında istenen terapötik eşik değerine ulaşabilmesi için bu oranı hesaba katarak dozaj optimizasyonu yapar.
Derin Analiz
Farmakokinetiğin temel taşlarından biri olan biyoyararlanım, moleküler düzeyde ilacın farmakodinamik etkisini doğrudan belirleyen kritik bir parametredir. İntravenöz (i.v.) yolla verilen maddeler doğrudan sistemik dolaşıma katıldığı için biyoyararlanımları referans olarak %100 kabul edilir. Oral uygulama gibi enteral yollarda ise gastrointestinal sistemdeki enzimler, pH seviyeleri, bağırsak duvarı geçirgenliği ve karaciğerin ilk geçiş etkisi (first-pass metabolism) gibi faktörler nedeniyle bu oran sıklıkla düşer. Farmakoloji ve klinik psikofarmakolojide, eşdeğer terapötik etkiyi elde etmek için doz ayarlamaları bu oran üzerinden hesaplanır.
Etimoloji
Fransızca 'bio-' [yaşam/biyolojik] + 'yararlanım' (İngilizce 'availability' [yararlanılabilirlik, elde edilebilirlik] kavramının uyarlanması)
Karıştırmayın
Biyoeşdeğerlik ile sıklıkla karıştırılır. Biyoeşdeğerlik, iki farklı müstahzarın aynı etken maddeyi aynı hız ve miktarda sistemik dolaşıma sunmasını ifade ederken; biyoyararlanım doğrudan oransal bir emilim ve dolaşıma katılım metriğidir.