Ana içeriğe atla
Psikoloji Sözlüğüm LogoPsikoloji Sözlüğüm

Büyülü Düşünme

Magical Thinking

Tanım

Bireyin kendi düşüncelerinin, arzularının veya niyetlerinin, fiziksel bir neden-sonuç ilişkisi olmaksızın dış dünyayı veya başkalarının davranışlarını doğrudan etkileyebileceğine dair inancıdır.

Örnek Vaka / Uygulama

Yetişkin bir bireyin, içinden kötü bir şey geçirdiği için seyahate çıkacak olan yakın uçak seferinin düşeceğine ve bu felaketten kendi zihinsel niyetinin sorumlu olacağına inanarak yoğun bir suçluluk ve panik yaşaması klinik bir büyüülü düşünme örneğidir.

Derin Analiz

Bilişsel gelişim psikolojisi bağlamında büyüülü düşünme, Jean Piaget'nin işlem öncesi döneminde (yaklaşık 2 ila 7 yaş arası) çocukların zihinsel süreçlerinin normatif bir bileşenidir. Bu evrede çocuk, benmerkezci (egosentrik) bir dünya görüşüne sahip olduğundan, içsel arzuları ile dışsal gerçeklik arasında ayrım yapmakta zorlanır. Örneğin, bir çocuğun kardeşinin hastalanmasını istemesi ve ardından kardeşinin gerçekten hastalanması durumunda, kendi düşüncesinin bu duruma neden olduğuna inanması tipik bir örnektir. Normal gelişim süreci içinde 4-5 yaşlarından itibaren gerçeklik test etme (reality testing) becerilerinin olgunlaşmasıyla bu eğilim zayıflar. Ancak yetişkinlik evresinde büyüülü düşünmenin yoğun olarak görülmesi; obsesif-kompulsif bozukluk (OKB), şizotipal kişilik özellikleri veya yüksek stres altında tetiklenen psikopatolojilerle ilişkilendirilebilir. Klinik pratikte bu durum, düşünce-eylem füzyonu (thought-action fusion) kavramıyla doğrudan örtüşmektedir.

Etimoloji

İngilizce 'magical' (Latince 'magicus', Yunanca 'mageia' [büyücü/kehanet sanatı] kökünden) ve 'thinking' (Germen kökenli 'þenkjaną' [zihinden geçirmek, tartmak]) kelimelerinin birleşiminden türetilmiştir.

Karıştırmayın

Batıl inanç (geleneksel kültürel öğrenmelere dayanan dışsal ritüeller) ile karıştırılır; büyüülü düşünme ise tamamen öznel zihinsel süreçlerin ve niyetlerin fiziksel evreni doğrudan manipüle edebileceği yönündeki içsel bilişsel sapmadır.