Doğal Doğurganlık
Natural Fertility
Tanım
Örnek Vaka / Uygulama
Sanayi öncesi kırsal bir toplulukta yaşayan ve modern doğum kontrol yöntemlerine erişimi olmayan kadınların, biyolojik üretkenliklerinin sonuna kadar (ortalama 40-50 yaş) ortalama 7 ila 10 canlı doğum gerçekleştirmesi doğal doğurganlık rejimine somut bir örnektir.
Derin Analiz
Demografi, evrimsel biyoloji ve antropoloji kesişiminde yer alan doğal doğurganlık, doğum kontrolünün bilinçli olarak kullanılmadığı popülasyonlardaki doğurganlık seviyelerini inceler. Louis Henry tarafından metodolojik olarak temellendirilen bu kavram, evlilik süresi, emzirme dönemi (laktasyon amenoresi), cinsel ilişkinin sıklığı ve menopoz yaşı gibi biyolojik ve dolaylı sosyal değişkenler tarafından şekillendirilir. Modernleşme süreçleri, sosyoekonomik dönüşümler ve kontraseptif teknolojilerin yaygınlaşması, doğal doğurganlık eğrilerini radikal biçimde değiştirerek demografik geçiş teorisinin temelini oluşturur.
Etimoloji
Latince 'natura' [doğa, doğum] ve 'fertilitas' [verimlilik, üretkenlik] kelimelerinin birleşiminden türetilmiştir.
Karıştırmayın
Fekondite (biyolojik olarak çocuk sahibi olabilme yeteneği) ile sıkça karıştırılır; ancak doğal doğurganlık, bireysel kapasiteden ziyade belirli bir popülasyonun makro düzeydeki fiili üreme çıktısını ifade eder.

