Dürtü Kuramı
Drive Theory
Tanım
Organizmanın içsel fizyolojik ihtiyaçlardan kaynaklanan gerilimi azaltmak amacıyla belirli davranışlara yöneldiğini savunan motivational ve psikanalitik kuramsal çerçeve.
Örnek Vaka / Uygulama
Günlerce su içmemiş bir bireyin kan plazmasındaki ozmotik basıncın artması, beyindeki hipotalamusu uyararak şiddetli bir 'susuzluk dürtüsü' yaratır. Bireyin zihinsel ve fiziksel tüm kaynaklarını suya ulaşmak için seferber etmesi ve suyu içtikten sonra homeostazın sağlanmasıyla dürtünün sönümlenmesi.
Derin Analiz
Klasik psikanalizde ve erken dönem davranışçılıkta organizmanın davranışlarını tetikleyen mekanizmaları açıklamak için geliştirilmiştir. Sigmund Freud'un yapıtlarında *Trieb* (genellikle 'dürtü' olarak çevrilir) kavramına dayanır; bu yaklaşımda açlık, susuzluk veya cinsel istek gibi biyolojik kökenli dürtüler psişik aygıtı harekete geçiren temel enerji kaynaklarıdır. Clark Hull gibi davranışçı kuramcılar ise bu kavramı matematiksel formüllere dökerek, alışkanlık gücü ile dürtü indirgeme (drive reduction) arasındaki ilişkiyi ampirik olarak incelemiştir. Organizma, homeostatik dengenin bozulmasıyla oluşan fizyolojik yoksunluğu gidermek için bir dürtü yaşar ve bu gerilimi azaltan davranışlar pekişerek kalıcı hale gelir.
Etimoloji
İngilizce 'drive' (itmek, yönlendirmek, sürmek; Eski İngilizce *drīfan*) ve 'theory' (Yunanca *theōria* [gözlem, inceleme]) kelimelerinin birleşiminden türetilmiştir.
Karıştırmayın
İçgüdü (instinct) ile sıklıkla karıştırılır; içgüdü türe özgü, doğuştan gelen ve kalıplaşmış davranış kalıplarını ifade ederken, dürtü daha esnektir ve öğrenilmiş davranışlarla tatmin edilebilir.