Egzistansiyel Kaygı
Existential Anxiety
Tanım
Bireyin özgürlüğü, sorumluluğu, ölümün kaçınılmazlığı ve yaşamın nihai bir anlamdan yoksun olduğu idrakinden kaynaklanan derin varoluşsal ıstırap.
Örnek Vaka / Uygulama
Otuzlu yaşlarının ortalarında başarılı bir mühendis olan danışan, kariyerinde her şeyi elde etmesine rağmen gece yarısı aniden uyanıp 'Bütün bu koşturmacanın sonu ne olacak? Sabah işe gitmesem evrenin umurunda bile olmayacak' düşüncesiyle yoğun bir göğüs sıkışması ve gerçeklikten kopma hissi yaşamaktadır. Klinik müdahalede bu durum panik atak olarak bastırılmak yerine, danışanın kendi değer sistemini yeniden inşa etmesi için varoluşsal bir fırsat olarak yapılandırılır.
Derin Analiz
Egzistansiyel psikodinamik teoride bu durum, patolojik bir semptomdan ziyade insan olmanın kaçınılmaz bir boyutu olarak ele alınır. Rollo May ve Irvin Yalom'un çerçevesinde; ölüm, özgürlük, varoluşsal yalıtılmışlık ve anlamsızlık olmak üzere dört temel 'nihai kaygı' etrafında şekillenir. Birey, rasyonel bir kesinliğin bulunmadığı evrende kendi seçimlerinin sorumluluğunu üstlendiğinde ontolojik bir boşlukla karşılaşır. Bu durum, nörobiyolojik düzeyde prefrontal korteksin geleceği öngörme ve ölümün kaçınılmazlığını simüle etme kapasitesi ile limbik sistemin hayatta kalma alarm mekanizmaları arasındaki gerilim hattında kendini gösterir. DSM-5 sınıflandırmasında ayrı bir bozukluk olarak kodlanmasa da, yaygın anksiyete bozuklukları ve major depresyon tabanındaki en derin motivasyonel ve felsefi kaynaktır.
Etimoloji
Latince 'existere' (meydana gelmek, var olmak) fiilinden türetilen 'existentia' ile Almanca 'angst' veya Latince 'anxietas' (daralma, boğulma hissi) kelimelerinin birleşiminden oluşur.
Karıştırmayın
Nevrotik kaygı (Freudyen anlamda id ile süperego çatışmasından doğan bilinçdışı korku) ve yaygın anksiyete bozukluğu (spesifik olmayan, kronik ve işlevselliği bozan aşırı endişe hali). Egzistansiyel kaygı ise dışsal tehlikelerden ziyade varlığın kökleriyle ilgilidir.

