Ana içeriğe atla
Psikoloji Sözlüğüm LogoPsikoloji Sözlüğüm

Etkenlik-edilgenlik

Activity–passivity

Tanım

Psikanalitik kuramda içgüdüsel dürtülerin hedeflerini niteleyen ve sonradan kişilik kuramlarına entegre edilen zıt kutuplar.

Örnek Vaka / Uygulama

Klinik bir değerlendirmede, danışanın kişilerarası ilişkilerinde sürekli olarak kontrolü ele alma, yönlendirme (etken hedef) veya karşı taraftan yönlendirilmeyi bekleme, boyun eğme (edilgen hedef) örüntüleri sergilemesi bu kavramla açıklanır.

Derin Analiz

Klasik psikanalitik teoride Sigmund Freud, dürtülerin (Triebe) yapısal olarak her zaman etken olduğunu, zira öznesini bir doyum arayışına iterken sürekli bir basınç uyguladığını öne sürmüştür. Bununla birlikte, bu dürtülerin hedefleri (aim of the instinct) etken veya edilgen biçimler alabilir. Örneğin, sadizm ve voyörizm gibi hedefler etken bir yönelim sergilerken, mazohizm ve teşhircilik edilgen formlar olarak konumlandırılır. Modern kişilik ve gelişim psikolojisinde ise bu polarite, bireyin çevreyle etkileşim kurarken inisiyatif alma düzeyi ile çevresel uyaranlara maruz kalma eğilimi arasındaki sürekli değişen dinamik dengesini açıklamakta kullanılan geniş bir boyut haline gelmiştir.

Etimoloji

Latince 'activitas' (faaliyet, etkenlik, hareketlilik) ve 'passivus' (edilgen, etkiye açık, çeken) kelimelerinin birleşiminden türetilmiştir.

Karıştırmayın

Bağımsızlık-Bağımlılık (gelişimsel özerklik ile ilgilidir, dürtü hedefi yönelimini kapsamaz); İçsel ve Dışsal Kontrol Odağı (bilişsel bir atıf biçimidir, psikanalitik dürtü ekonomisinden farklıdır).