Ana içeriğe atla
Psikoloji Sözlüğüm LogoPsikoloji Sözlüğüm

Fibrilasyon

Fibrillation

Tanım

Hasarlı sinir kaynaklarıyla uyarılan kas hücrelerinin veya liflerinin istemsiz ve koordinasyonsuz kasılması; özellikle kalbin bireysel kas liflerinin hızlı ve anormal kasılma durumu.

Örnek Vaka / Uygulama

68 yaşındaki bir erkek hasta, acil servise ani gelişen nefes darlığı ve düzensiz kalp atım hissi ile başvurur. Yapılan elektrokardiyogramda (EKG) P dalgalarının kaybolduğu, atriyumların dakikada 400-600 kez kaotik ve etkisiz elektriksel aktivite gösterdiği (atriyal fibrilasyon) saptanır. Bu durum, ventriküllere düzensiz ve genellikle hızlı bir şekilde yansıyarak inme riskini artıran bir tromboembolik zemin hazırlar.

Derin Analiz

Fibrilasyon, kardiyak elektrofizyolojide ve nöromüsküler patolojide miyositlerin veya kas liflerinin senkronize olma yeteneğini kaybederek kaotik, bağımsız ve etkisiz kasılmalar sergilemesiyle karakterizedir. Kalpte görüldüğünde (atriyal veya ventriküler fibrilasyon), elektriksel iletim sisteminin normal sinüs ritmini üretememesi ve uyarıların miyokard dokusu içinde dönen mikro-reentritik devreler oluşturması söz konusudur. Bu durum, kalbin pompalama işlevini tamamen durdurarak hemodinamik çökmeye yol açabilir. İskelet kası düzeyinde ise genellikle denervasyon hipoteziyle açıklanır; motor nöron hasarı alan kas lifleri asetilkolin reseptörlerini artırarak spontan depolarizasyon potansiyeli geliştirir ve bu da elektromiyografide (EMG) fibrilasyon potansiyelleri olarak kaydedilir.

Etimoloji

Latince 'fibra' (lif, iplikçik) kökünden türetilmiş olup, tıp dilinde kas liflerinin istemsiz ve düzensiz seyirmesini tanımlamak için kullanılır.

Karıştırmayın

Defibrilasyon (fibrilasyonu durdurmak için kalbe dışarıdan verilen elektrik şoku) ve fasikülasyon (bir motor ünitenin tamamının istemsiz seyirmesi; fibrilasyon ise tekil kas liflerinin görünmeyen, mikroskobik düzeydeki kasılmasıdır).