Ana içeriğe atla
Psikoloji Sözlüğüm LogoPsikoloji Sözlüğüm

Görgü Tanığı İfadesi

Eyewitness Testimony

Tanım

Bir bireyin, hukuki bir uyuşmazlık veya dava kapsamında, bizzat gözlemlediğini iddia ettiği olaylara dair mahkemede yemin altında verdiği sözlü beyan.

Örnek Vaka / Uygulama

Bir banka soygununa şahit olan bir bireyin, olaydan saatler sonra polis tarafından sorgulanırken 'Soyguncu kırmızı montluydu, değil mi?' şeklinde yönlendirici bir soruya maruz kalması. Bireyin duruşmada, aslında montun rengi gri olmasına rağmen, zihninde montu kırmızı olarak kodlaması ve bunu yemin altında kesin bir gerçeklik olarak mahkemeye sunması.

Derin Analiz

Bilişsel psikoloji ve adli psikoloji bağlamında, görgü tanığı ifadesi belleğin yapılandırmacı doğasının en kritik inceleme alanlarından biridir. İnsan belleği bir video kamera gibi çalışmaz; olay anındaki algı, kodlama, depolama ve geri çağrılma süreçleri hem içsel (bilişsel önyargılar, stres düzeyi) hem de dışsal (yanıltıcı sorular, yönlendirici sorgulama teknikleri) faktörlerden derinden etkilenir. Elizabeth Loftus'un öncülük ettiği araştırmalar, yanlış bilgi etkisinin (misinformation effect) ve sonradan edinilen bilgilerin orijinal bellekle entegre olarak confabulation (hatırlama yanılsaması) yaratabileceğini defalarca kanıtlamıştır. Bu nedenle, adli süreçlerde görgü tanığı ifadeleri yüksek oranda ikna edici bulunsa da, bilimsel metodoloji açısından en kırılgan ve manipülasyona açık delil türleri arasında yer alır.

Etimoloji

İngilizce 'eyewitness' (göz tanığı: 'eye' [göz] + 'witness' [şahit]) ve 'testimony' (tanıklık: Latince 'testimonium', 'testis' [tanık] kökünden türetilmiştir).

Karıştırmayın

Sanık İtirafı (bireyin kendi suçluluğunu kabul etmesi); Uzman Tanık Görüşü (olayı gören değil, bilimsel veya teknik analiz sunan profesyonel beyanı); Yanıltıcı Hatıra (zihinde tamamen uydurulmuş veya çarpıtılmış anıların varlığı).