Jouissance
Jouissance
Tanım
Jacques Lacan'ın psikanalitik kuramında, içgüdüsel doyum sınırlarını aşarak acı ile zevkin iç içe geçtiği, psişik yapıyı sarsıcı ve yıkıcı bir aşırılık halini ifade eden kavram.
Örnek Vaka / Uygulama
Klinik pratikte, kronik olarak kendisine zarar veren sağlıksız bir ilişki döngüsünü ısrarla sürdüren ve bu acı verici durumdan gizli, açıklanamaz bir tatmin (veya gerilim) alan bir danışanın durumu jouissance kavramı ile açıklanabilir. Hasta bu durumdan acı çekmektedir ancak bu acı, onu sembolik olarak canlı tutan ve sıradan bir doyuma indirgenemeyen yoğun bir psikolojik tutku içerir.
Derin Analiz
Lacanyan psikodinamikte jouissance, haz ilkesinin (pleasure principle) ötesine geçen bir konuma sahiptir. Sıradan bir memnuniyet veya biyolojik doyumun aksine, öznenin sembolik düzenini ve egosunu tehdit eden, aynı zamanda oradan beslenen paradoksal bir yoğunluktur. Acı verici bir hazzı veya yıkıcı bir çekimi barındırır; çünkü bu durum, öznede eksiklik hissini kapatmaya çalışan ama başaramadıkça daha da şiddetlenen bir döngü yaratır. Yapı söküm ve post-yapısalcı teoride ise anlamın sabitlenmesine direnen, dili ve temsiliyeti aşan bir kaçış noktası olarak ele alınır.
Etimoloji
Karıştırmayın
Hazzın (pleasure/plaisir) Freudyen anlamı ile karıştırılır; pleasure, homeostasis (denge) ve haz ilkesi sınırlarında kalırken, jouissance bu sınırları ihlal eden ve yapı bozucu aşırılığı temsil eder.

