Kardiyovasküler Reaktivite
Cardiovascular Reactivity
Tanım
Psikolojik veya fizyolojik bir stres faktörüne karşı kan basıncı ve kalp atım hızı gibi kardiyovasküler parametrelerde meydana gelen değişim derecesidir.
Örnek Vaka / Uygulama
Yüksek stresli bir laboratuvar görevi (örneğin, halka açık konuşma testi veya aritmetik stres testi) sırasında bir katılımcının sistolik kan basıncının 160 mmHg'ye fırlaması ve stresör ortadan kalktıktan sonra bile bazal seviyesine çok yavaş dönmesi, abartılı kardiyovasküler reaktivitenin klinik bir tezahürüdür.
Derin Analiz
Kardiyovasküler reaktivite, otonom sinir sisteminin (özellikle sempatik adrenal medüller sistem ve hipotalamus-hipofiz-adrenal aksı) akut stresörlere verdiği fizyolojik yanıtın nicel göstergesidir. Bireyler arası farklılıklar gösteren bu yanıt mekanizması, akut çevresel taleplerle başa çıkmada adaptif bir işlev görebileceği gibi, aşırı ve kronikleşmiş reaktivite durumlarında endotel disfonksiyona, vasküler hasara ve uzun vadede hipertansiyon veya koroner arter hastalığı gibi patolojilerin gelişimine zemin hazırlayabilir. Psikofizyoloji araştırmalarında, reaktivitenin amplitüdü ve toparlanma hızı (recovery rate) bireyin stresle başa çıkma kapasitesini yordayan kritik metriklerdir.
Etimoloji
Latince 'cor' [kalp] + 'vas' [damar] ve Latince 'reactus' [karşılık verme, tepki gösterme] kelimelerinin birleşiminden türetilmiştir.
Karıştırmayın
Kardiyovasküler reaktivite, genellikle statik 'kan basıncı' veya 'dinlenim kalp atım hızı' ile karıştırılır; ancak bu terim mutlak değerleri değil, bir uyarıcı karşısındaki değişim miktarını ve dinamik yanıtı ifade eder.