Ana içeriğe atla
Psikoloji Sözlüğüm LogoPsikoloji Sözlüğüm

Karşı-özdeşleşme

Counteridentification

Tanım

Analistin veya terapistin, danışanın bilinçdışı nesne ilişkilerine karşı bir savunma mekanizması olarak, danışanın benimsediği rolün tam zıttı bir konumu üstlenmesi durumu.

Örnek Vaka / Uygulama

Sürekli olarak değersizleştirildiğini ve her kararına müdahale edildiğini hisseden bir danışanla çalışan terapist, seans ilerledikçe danışanın pasifliğine öfkelenerek ona aşırı otoriter ve buyurgan tavırlar sergilemeye başlar; bu durum, danışanın gerçek dışı beklentilerine karşı terapistin geliştirdiği bir karşı-özdeşleşme örneğidir.

Derin Analiz

Psikanalitik teoride, özellikle Paula Heimann ve Heinrich Racker'ın aktarım ve karşı-aktarım çalışmalarında temellendirilen karşı-özdeşleşme, terapistin analitik nötrlüğünü koruyamadığı ve danışanın içsel dünyasındaki belirli bir figürün (genellikle danışanın ezilen veya baskılayan nesnesinin) karşı kutbunu temsil etmeye zorlandığı bir süreçtir. Bu mekanizma, analistin kendi kör noktaları veya danışanın projektif özdeşleşim (projective identification) yoluyla onu manipüle etmesi sonucu ortaya çıkabilir. Terapist, farkında olmadan danışanın karşısındaki o zorlayıcı, reddedici veya aşırı koruyucu konumda bulur kendini. Klinik pratikte, bu durumun erken fark edilmesi, danışanın nesne ilişkileri kalıplarının çözümlenmesi için kritik bir veri kaynağı sunar.

Etimoloji

Latince 'contra-' (karşı, zıt) ve 'identificare' (özdeş kılmak, aynı kabul etmek) sözcüklerinin birleşiminden türetilmiştir; psikanalitik literatüre kazandırılmış türetme bir terimdir.

Karıştırmayın

Projektif özdeşleşme ile sıklıkla karıştırılır; projektif özdeşleşme danışanın kendi kabul edemediği yönlerini analiste yansıtıp onu bu şekilde davranmaya zorlamasıyken, karşı-özdeşleşme bu baskıya karşı analistin geliştirdiği reaktif konumdur.