Ana içeriğe atla
Psikoloji Sözlüğüm LogoPsikoloji Sözlüğüm

Kas Dismorfisi

Bigorexia

Tanım

Bireyin ne kadar kaslı veya iri olursa olsun, kendini sürekli olarak zayıf, çelimsiz ve yetersiz algılamasıyla karakterize, obsessif-kompülsif spektruma yakın bir beden algısı bozukluğudur.

Örnek Vaka / Uygulama

Haftada altı gün, günde üç saat yoğun ağırlık çalışması yapan 26 yaşında bir erkek danışan, dışarıdan bakan herkesin son derece yapılı ve kaslı olarak nitelendirmesine rağmen, tişörtünü çıkardığında kollarının hâlâ çok ince olduğunu düşünmekte ve bu algıdan ötürü sosyal davetleri reddetmektedir. Antrenmanları aksatmamak için hayatını ve sosyal ilişkilerini feda eden danışan, vücut ölçülerini sürekli mezurayla kontrol etmekte ve aynadan saatlerce ayrılamamaktadır.

Derin Analiz

Kas dismorfisi, ilk olarak vücut geliştirme sporcularında tanımlanmış olmasına rağmen, günümüzde yaygın fitness kültürü ve sosyal medyanın yarattığı idealize edilmiş erkek beden algısı nedeniyle daha geniş bir popülasyonda görülmektedir. DSM-5 kriterlerinde Obsesif-Kompülsif Bozukluk ve İlişkili Bozukluklar veya Beden Dismorfik Bozukluğu (BDB) alt başlığı altında değerlendirilir. Nörobiyolojik düzeyde; serotonin disregülasyonu, orbitofrontal korteks ve anterior singulat korteksteki işlev bozuklukları, bireyin kendi bedenini görsel olarak işlemesini bozar. Birey aynaya baktığında gerçekçi bir fiziksel hacim görmez; aksine, zihinsel bir filtreden süzülen çarpık bir zayıflık algısıyla hareket eder. Bu durum, aşırı ağırlık antrenmanları, kompülsif ayna kontrolü, katı diyet protokolleri ve sıklıkla anabolik steroid kullanımı ile sonuçlanır.

Etimoloji

İngilizce 'big' (büyük) kelimesi ile Yunanca 'dysmorphia' (biçimsizlik, bozuk görünüm) sözcüklerinin birleşiminden türetilmiştir; akademik literatürde resmi olarak 'muscle dysmorphia' olarak geçer.

Karıştırmayın

Anoreksiya Nervoza ile sıklıkla karıştırılır; anoreksiyada temel amaç zayıf kalmak ve kilo almaktan korkmak iken, kas dismorfisinde temel amaç devasa görünmek ve yetersiz kas kütlesine sahip olduğuna inanmaktır. Sağlıklı vücut geliştirme tutkusundan (fitness disiplini) ayrıldığı nokta ise, bu egzersiz ve beslenme rutinlerinin bireyin işlevselliğini bozacak düzeyde obsesif birer zorlantıya dönüşmesidir.