Ana içeriğe atla
Psikoloji Sözlüğüm LogoPsikoloji Sözlüğüm

Otoklitik

Autoclitic

Tanım

B.F. Skinner'ın sözel davranış analizinde, birincil sözel edimlere bağlı olarak işlev gören ve dinleyici üzerindeki etkilerini değiştiren ikincil sözel davranış birimi.

Örnek Vaka / Uygulama

Bir otizm spektrum bozukluğu müdahale seansında, çocuğun masadaki elmayı göstererek sadece 'elma' demesi birincil sözel edimdir (mand/takt). Terapistin rehberliğiyle çocuğun 'Sanırım bu kırmızı bir elma' demeyi öğrenmesi ise 'sanırım' ve 'kırmızı' unsurlarının otoklitik işlev üstlenerek dinleyicinin duruma yaklaşımını ve doğruluk derecesini değiştirdiği bir otoklitik kullanımıdır.

Derin Analiz

Radikal davranışçılık ve sözel davranış teorisinde otoklitikler, konuşmacının kendi sözel çıktısı üzerinde gözlemci veya düzenleyici bir rol oynadığı karmaşık edimsel tepkilerdir. Skinner bu kavramı iki ana kategoriye ayırır: Otoklitik süreçler, dinleyicinin tepki olasılığını manipüle eden nitelendiriciler (örneğin, 'inanıyorum ki', 'muhtemelen') ve dilbilgisel bağlacı sağlayan yapılar olarak kendini gösterir. Nörobiyolojik düzeyde, bu mekanizma ventrolateral prefrontal korteks ile dilin yürütücü işlevler ağı arasındaki karmaşık etkileşimlerle örtüşür; zira konuşmacının kendi çıktısını izlemesi (monitoring) üst düzey bilişsel kontrol gerektirir. Klinik pratikte otoklitik eksiklikler, otizm spektrum bozukluğu veya gelişimsel yetersizlik gösteren bireylerde dilin pragmatik ve sosyal işlevlerinin sınırlı kalmasında kritik bir belirleyicidir.

Etimoloji

Yunanca 'auto-' (kendi, öz) ve 'klitikos' (eğilimli, yaslanan) sözcüklerinin birleşiminden türetilmiştir; Skinner'ın sözlü davranış analizinde diğer sözel edimlere 'dayanan' veya onları 'düzenleyen' unsurları ifade etmek için türetilmiştir.

Karıştırmayın

Mand ve Takt ile sıklıkla karıştırılır; mand istek bildiren, takt ise çevresel uyaranı etiketleyen birincil sözel edimlerken, otoklitik bu birincil birimler üzerinde modifikasyon yapan ikincil bir katmandır.