Ana içeriğe atla
Psikoloji Sözlüğüm LogoPsikoloji Sözlüğüm

Parçalanma

Fragmentation

Tanım

Bütünlüklü bir yapının, işlevsel veya yapısal olarak bağımsız parçalara bölünmesi ya da ayrışması durumu.

Örnek Vaka / Uygulama

Şizofreni tanısı alan bir bireyin konuşma sırasında 'Gökyüzü mavi, masada çatal var, insanlar acele ediyor ama zaman aslında bir kuştur' şeklinde, aralarında hiçbir mantıksal ve semantik bağ bulunmayan cümleler kurması, düşünce süreçlerindeki parçalanmanın klinik bir görünümüdür.

Derin Analiz

Psikopatoloji ve bilişsel bilimler bağlamında parçalanma, zihinsel süreçlerin, kimliğin veya bellek sistemlerinin uyumlu bir bütün oluşturma kapasitesini yitirmesini ifade eder. Düşünce içeriğindeki parçalanma (örneğin çağrışımların gevşemesi), fikirler arasındaki mantıksal bağların zayıflamasıyla, anlam akışının bozulmasına yol açar. Benlik veya kişilik düzeyindeki parçalanma ise bireyin tutumlarında, inançlarında ve davranış kalıplarında istikrarlı bir tutarlılığın kalmadığını, ego bütünlüğünün çözüldüğünü gösterir. Nörobiyolojik düzeyde, bu tür çözülmeler genellikle yüksek bilişsel işlevleri koordine eden kortikal ağlar arasındaki senkronizasyon kaybı veya entegrasyon bozuklukları ile ilişkilendirilir.

Etimoloji

Latince 'fragmentum' (kırık parça, döküntü) kökünden türetilmiş olup, 'frangere' (kırmak, parçalamak) fiiline dayanır.

Karıştırmayın

Dissosiyasyon (çözülme) kavramıyla sıklıkla karıştırılır; dissosiyasyon bilinç, bellek ve kimlik entegrasyonunun işlevsel olarak ayrışmasını ifade ederken, fragmentation daha yapısal ve geniş çaplı bir bütünlük kaybını nitelendirir.