Ana içeriğe atla
Psikoloji Sözlüğüm LogoPsikoloji Sözlüğüm

Sanrısal Mani

Delusional Mania

Tanım

Psikotik özellikler gösteren manik atağın daha az kullanılan klinik tanımıdır.

Örnek Vaka / Uygulama

32 yaşında bir erkek hasta, kendisinin aslında gizli bir dünya lideri olduğunu, evrenin enerjisini doğrudan yönettiğini iddia ederek uyumaksızın günlerce sokaklarda koşturmuş, tüm mal varlığını 'dünya barışı fonu'na bağışlamak üzere dağıtmıştır. Hastane aciline getirildiğinde, hekimin sorularına aşırı hızlı ve dağınık bir düşünce akımıyla (fikir uçuşması) yanıt vermiş, kendisine yöneltilen en küçük bir şüpheci yaklaşımda ise yoğun bir öfke ve persecutuar (takip edilme) sanrısal tepkiler sergilemiştir.

Derin Analiz

Sanrısal mani, duygudurum bozukluklarının en şiddetli spektrumlarından birini temsil eder. Bipolar bozukluk bağlamında ortaya çıkan manik epizod sırasında, kişinin gerçeği değerlendirme yetisinin (test of reality) ciddi biçimde bozulduğu durumları ifade eder. Bu tablodaki sanrılar sıklıkla duygudurumla uyumludur; örneğin kişinin kendisini sınırsız güç, ilahi bir misyon, olağanüstü servet veya evrensel bir önem atfettiği grandiyöz (büyüklük) sanrılar ön plandadır. Nörobiyolojik düzeyde, mezolimbik dopaminerjik aşırı aktivasyonun yanı sıra prefrontal korteksteki üst düzey yürütücü işlevlerin inhibisyon kaybı bu psikotik kırılmalara zemin hazırlar. DSM-5 kriterlerine göre, mani tablosuna eşlik eden varsanılar (halüsinasyonlar) veya hezeyanlar (sanrılar), epizodun şiddetini psikotik boyuta taşır ve farmakolojik müdahalede atipik antipsikotiklerin duygudurum dengeleyicilerle kombine edilmesini zorunlu kılar.

Etimoloji

Latince 'delusio' [aldanma, sapma] (de- + ludere [oynamak]) ve Yunanca 'mania' [aşırı coşku, delilik] kelimelerinin birleşiminden türetilmiştir.

Karıştırmayın

Şizoaffektif bozukluk ile sıkça karıştırılır. Ayırt edici tanısal kriter, sanrısal manide psikotik belirtilerin yalnızca ve doğrudan manik epizodun şiddetli evrelerinde ortaya çıkmasıdır; şizoaffektif bozuklukta ise duygudurum belirtileri olmaksızın en az iki haftalık bağımsız psikotik dönemler gözlenir.