Ana içeriğe atla
Psikoloji Sözlüğüm LogoPsikoloji Sözlüğüm

Serebral Sifiliz

Cerebral Syphilis

Tanım

Tedavi edilmemiş sifiliz enfeksiyonunun beyin korteksi ve meningeal zarları istila etmesiyle ortaya çıkan, yaklaşık on yıl sonra genel parezi ve belirgin nöropsikiyatrik bozulmalarla kendini gösteren ilerleyici bir durum.

Örnek Vaka / Uygulama

45 yaşındaki erkek hasta, yakın çevresi tarafından fark edilen ani kişilik değişiklikleri, karar verme mekanizmasında bozulma, kısa süreli hafıza kaybı ve açıklanamayan öfke nöbetleri şikayetleriyle kliniğe başvurmuştur. Yapılan ayrıntılı anamnezde, hastanın yaklaşık on yıl önce geçirdiği tedavi edilmemiş primer sifiliz öyküsü olduğu tespit edilmiş; serebrospinal sıvı (CSF) analizinde VDRL pozitifliği ve pleositoz saptanarak serebral sifiliz tanısı kesinleştirilmiştir.

Derin Analiz

Serebral sifiliz, Treponema pallidum bakterisinin merkezi sinir sistemine latent bir evrede invazyonu sonucu tetiklenen geç dönem nörotoksik bir tablodur. Patofizyolojik olarak meninkslerin ve parankimin kronik inflamasyonuna, endarterit obliteransa ve nöronal yıkıma yol açar. Klinik spektrumda irritabilite, bellek bozuklukları, konsantrasyon güçlüğü, kronik baş ağrıları, insomni ve frontal lob işlevlerinin kaybına bağlı davranışsal desintegrasyon gözlenir. Erken dönemde agresif penisilin protokolleriyle müdahale edilmediğinde, ilerleyici genel paralizi (general paresis) ve irreversible demansiyel süreç kaçınılmaz hale gelir.

Etimoloji

Latince 'cerebrum' [beyin] ve Yeni Latince 'syphilis' [Girolamo Fracastoro'nun 1530 tarihli şiirindeki çoban karakteri Syphilus'tan türetilen cinsel yolla bulaşan hastalık adı] kelimelerinin birleşiminden oluşur.

Karıştırmayın

Genel parezi veya nörisifiliz terimleriyle sıklıkla eş anlamlı kullanılır; ancak serebral sifiliz spesifik olarak kortikal ve meninks tutulumunu vurgularken, nörosifiliz merkezi sinir sisteminin tüm tutulum formlarını (tabes dorsalis dahil) kapsayan daha geniş bir üst kategoridir.