Ters Etki
Adverse İmpact
Tanım
Yasal olarak korunan demografik grupların işe alım, terfi veya istihdam süreçlerinde dezavantajlı duruma düşmesine neden olan tarafsız görünümlü kurumsal uygulama veya kriterlerin zedeleci sonucu.
Örnek Vaka / Uygulama
Uluslararası bir teknoloji firmasının yazılım mühendisliği pozisyonu için uyguladığı ve ana dili İngilizce olanların bilişsel hızını baz alan yazılı test, sonradan göçmen olan adayların işe alım şansını istatistiki olarak anlamlı düzeyde düşürür. Pozisyonun temel iş gerekçesi (bona fide occupational qualification) ileri düzey İngilizce yazma becerisi gerektirmiyorsa, bu test hukuki ve psikometrik açıdan ters etki yaratmaktadır.
Derin Analiz
Endüstri ve Örgüt Psikolojisi ile psikometri bağlamında ters etki, kasıtlı bir ayrımcılık (disparate treatment) barındırmasa bile, kullanılan standartlaştırılmış testlerin veya seçme kriterlerinin belirli azınlık veya korunan sınıflar aleyhine sistematik bir eşitsizlik üretmesi durumudur. İstatistiki olarak 'dörtte üç kuralı' (four-fifths rule) ile tespit edilir; eğer dezavantajlı grubun seçilme oranı, en yüksek orana sahip grubun %80'inden düşükse ters etki şüphesi doğar. Ölçme araçlarının geçerlilik (validity) ve güvenilirlik (reliability) analizlerinde, yapının (construct) kültürel veya sosyoekonomik sapmalar barındırıp barındırmadığını ortaya koyması açısından kritik öneme sahiptir.
Etimoloji
Latince 'adversus' (karşı duran, düşmanca) ve 'impactus' (çarpmak, vurmak) sözcüklerinin birleşiminden türetilmiştir; akademik yazında istenmeyen ve yapısal olarak zarar verici dışsal müdahaleleri niteler.
Karıştırmayın
Doğrudan ayrımcılık (disparate treatment) ile sıklıkla karıştırılır; doğrudan ayrımcılıkta korunan gruba yönelik bilinçli ve kasıtlı bir dışlama veya eşitsiz muamele söz konusuyken, ters etki genellikle tarafsız uygulanan kurumsal sistemlerin dolaylı ve istenmeyen dezavantajlar üretmesidir.