Ana içeriğe atla
Psikoloji Sözlüğüm LogoPsikoloji Sözlüğüm

Varlık Ve Yokluk

Being–not Being

Tanım

Alman filozof Martin Heidegger'in görüşlerine dayanarak, insanın varoluşunu ve ölümlülüğünü sorgulamasını tetikleyen temel ontolojik mesele.

Örnek Vaka / Uygulama

Kritik bir sağlık sorunu atlatan 45 yaşındaki bir bireyin, hayatının geçiciliğini ve ölüm gerçekliğini derinden sorgulayarak kariyerini, ilişkilerini ve yaşam amaçlarını tamamen yeniden yapılandırma sürecine girmesi.

Derin Analiz

Varoluşçu psikoloji ve felsefi antropoloji ekseninde incelenen bu kavram, bireyin kendi varlığının (Dasein) ve kaçınılmaz sonu olan yokluğun (ölüm, hiçlik) bilincine varmasıyla ortaya çıkan içsel gerilimi ifade eder. Klinik pratikte, bu durum doğrudan varoluşsal kaygı (existential angst) ile ilişkilidir. Bireyin anlam arayışı, ölüm korkusu ve öznellik algısı, varlık ile yokluk arasındaki bu sürekli diyalektik gerilim üzerinden şekillenir. Nörobiyolojik veya psikanalitik indirgemecilikten ziyade, insan deneyiminin fenomenolojik boyutunu ve üst düzey bilişsel farkındalığın doğurduğu ontolojik yükü açıklar.

Etimoloji

İngilizce 'being' (varlık, oluş) ve 'not being' (yokluk, hiştik) kelimelerinin birleşiminden oluşur; kökensel olarak Alman ontolojisindeki 'Sein und Nichtsein' kavramının analitik literatürdeki karşılığıdır.

Karıştırmayın

Ölüm korkusu (tanatofobi) ile karıştırılabilir; ancak ölüm korkusu spesifik bir klinik fobi veya anksiyete tepkisiyken, varlık ve yokluk bireyin tüm varoluşsal yönelimini ve anlam arayışını kapsayan daha geniş bir ontolojik durumdur.