Varoluşsal Boşluk
Existential Vacuum
Tanım
Bireyin yaşamında anlam bulamaması veya anlam yaratamaması sonucu ortaya çıkan; boşluk, yabancılaşma, beyhudelik ve amaçsızlık hissi.
Örnek Vaka / Uygulama
Kariyerinde tüm hedeflerine ulaşmış, maddi açıdan bağımsız ancak her akşam eve döndüğünde derin bir anlamsızlık ve içsel sızı hisseden 35 yaşındaki bir yazılımcının, 'Tüm bunları neden yapıyorum?' sorusuna yanıt bulamaması ve hiçbir şeyin kendisini heyecanlandırmamasından şikayet etmesi.
Derin Analiz
Viktor Frankl'ın logoterapi kuramının temel yapı taşlarından biri olan varoluşsal boşluk, modern insanın içgüdüsel rehberliğini yitirmesi ve geleneksel değerlerin çözülmesiyle derinleşen bir anlam krizidir. Hayvanlar ne yapması gerektiğini içgüdüleriyle bilirken, insan ne yapması gerektiğine karar vermek zorundadır. Bu sorumluluk başa çıkılamaz bir yüke dönüştüğünde birey 'pazar nevrozu' veya varoluşsal hayal kırıklığı yaşar. Nörobiyolojik ve psikodinamik düzeyde, dopaminerjik ödül sisteminin doyum sağlayamaması ve prefrontal korteksteki üst düzey anlamlandırma süreçlerinin sekteye uğramasıyla karakterizedir. DSM-5'te doğrudan ayrı bir patoloji olarak yer almasa da, major depresyon, anksiyete bozuklukları ve özellikle noojenik nevroz tablolarının temel zeminini oluşturur.
Etimoloji
Latince 'existere' (ortaya çıkmak, var olmak) ve 'vacuus' (boş, ıssız) kelimelerinin birleşiminden türetilmiştir; Viktor Frankl tarafından logoterapi literatürüne kazandırılmıştır.
Karıştırmayın
Major Depresyon ile sıkça karıştırılır; depresyon hedonik kapasitenin düşmesi ve enerji kaybıyla seyrederken, varoluşsal boşluk klinik bir çökkünlükten ziyade değer ve anlam pusulasının kaybolması durumudur.

