Ana içeriğe atla
Psikoloji Sözlüğüm LogoPsikoloji Sözlüğüm

Analitik Üçüncü

Analytic Third

Tanım

Nesne ilişkileri kuramında, analist ile danışanın ortaklaşa yarattığı ve her iki zihnin etkileşiminden doğan yeni, paylaşılan öznelerarası gerçeklik alanı.

Örnek Vaka / Uygulama

Kronik bir terk edilme travması olan bir danışan, terapide sessizleştiğinde, analist birdenbire içsel bir sıkıntı ve odayı terk etme arzusu hissedebilir. Klasik yaklaşımla bu durum sadece analistin karşı-aktarımı olarak görülürken, analitik üçüncü perspektifinde bu duygu, ikilinin ortak zihninde üretilmiş nesnel bir deneyimdir. Analistin bu 'üçüncü' alanı fark edip 'Sanki şu an aramızda konuşulması imkansız ama çok ağır bir sessizlik var' şeklinde ifade etmesi, danışanın bu boyutu ilk kez ortaklaştırılmış bir gerçeklikte deneyimlemesini sağlar.

Derin Analiz

Psikanalitik teoride analitik üçüncü, klasik birey merkezli psikoterapi anlayışından radikal bir kopuşu temsil eder. Bu kavram, ne sadece analistin ne de sadece hastanın zihninde var olan; aksine ikisinin bilinçdışı ve bilinçli süreçlerinin diyadik bir sentezi olarak, terapi odasında 'üçüncü bir özne' gibi beliren intersubjective (öznelerarası) alanı tanımlar. Ogdena göre bu alan, hastanın erken dönem patolojilerini ve nesne ilişkilerini canlandırdığı, analistin ise bu süreçten hem etkilenip hem de onu gözlemleyerek yeni bir anlam (shared reality) inşa ettiği dinamik bir matristir. Nörobiyolojik düzlemde, bu ortak yaratım süreci ayna nöron sistemleri, karşılıklı regülasyon ve limbik rezonans mekanizmaları üzerinden işler.

Etimoloji

İngilizce 'analytic' (analize dayalı, psikanalitik) ve 'third' (üçüncü) kelimelerinin birleşiminden oluşur. Psikanalist Thomas Ogden tarafından 1994 yılında literatüre kazandırılmış neolojistik bir kavramdır.

Karıştırmayın

Aktarım ve karşı-aktarım kavramlarıyla sıkça karıştırılır. Aktarım ve karşı-aktarım bireylerin içsel dünyalarından diğerine yönelen tek yönlü projeksiyonları içerirken; analitik üçüncü, bu projeksiyonların etkileşimi sonucu doğan ve ikisinin de ötesinde bağımsız bir 'üçüncü gerçeklik' alanı yaratır.