Anti-
Ant-
Tanım
Psikoloji ve tıp terminolojisinde bir duruma, sürece, yapıya veya etkiye karşıtlığı, zıtlığı ya da baskılamayı ifade eden ön ek.
Örnek Vaka / Uygulama
Klinik psikiyatri pratiklerinde, major depresif bozukluk tedavisinde kullanılan 'antidepresan' ilaç sınıfı, nöronal sinapslarda serotonerjik veya noradrenerjik geri alımı inhibe ederek (karşı koyarak) duygudurum çöküntüsünü hafifletir.
Derin Analiz
Bilimsel terminolojide 'anti-', hem farmakolojik hem de davranışsal düzeyde işlevsel bir karşıtlık vektörü olarak konumlanır. Nöropsikofarmakolojide (örneğin antidepresan veya antipsikotik bağlamında) reseptör antagonistlerini ya da fizyolojik süreçleri inhibe eden ajanları tanımlarken kullanılır. Bilişsel ve sosyal psikolojide ise (örneğin anticonformity / antikonformizm) mevcut normatif baskılara bilinçli bir direnç gösterme veya zıt yönelim benimseme dinamiklerini nitelendirir. Kavram, özünde homeostatik dengeyi bozma veya patolojik bir eğilimi bloke etme mekanizmalarının isimlendirilmesinde temel bir leksiksel araçtır.
Etimoloji
Antik Yunanca 'anti' (karşı, karşısında, zıt, yerine geçen) edatından evrilmiştir; Hint-Avrupa kökenli '*ant-' (ön, alın, karşısında) köküne dayanır.
Karıştırmayın
'a-' veya 'an-' (yokluk, yoksunluk bildiren ön ek) ile karıştırılır; 'anti-' pasif bir eksikliği değil, aktif bir karşıtlığı ve engellemeyi temsil eder.
Keşfetmeye Devam Edin
Antagonist
Antagonist
Biyokimyada bir reseptörün veya kimyasal maddenin etkisini engelleyen ajan; kas fizyolojisinde ise hedeflenen hareketin zıttı yönünde kuvvet üreterek hareketi kontrol eden veya yavaşlatan kas.
Antikonformizm
Anticonformity
Kabul görmüş sosyal standartlara ve normlara karşı, kişinin samimi bir ifade ihtiyacından ziyade isyankarlık veya dikbaşlılıkla geliştirdiği bilinçli ve kasıtlı uyumsuzluk hali.