Antilibidinal Ego
Antilibidinal Ego
Tanım
Fairbairn'in nesne ilişkileri kuramında, hazzı reddeden, öz-yıkıcı ve ebeveyn reddini içselleştirerek kendine düşmanlık besleyen ego alt yapısıdır.
Örnek Vaka / Uygulama
Kariyerinde önemli bir terfi alması an meselesi olan bir danışanın, mülakat sabahı hiçbir mantıklı sebep yokken aşırı hastalanması veya mülakata geç kalarak fırsatı tepmesi, antilibidinal egonun haz almayı ve başarıyı cezalandırma mekanizmasının somut bir dışavurumudur.
Derin Analiz
W. Ronald D. Fairbairn'in yapısal teorisinde, erken dönem nesne ilişkilerindeki düş kırıklıkları ve ebeveyn yoksunluğu sonucunda, doğuştan gelen bütüncül ego parçalanmaya uğrar. Bu parçalanma neticesinde ortaya çıkan 'antilibidinal ego' (diğer adıyla içsel sabotajcı), Freud'un süperego kavramıyla benzerlik gösterse de köken itibarıyla daha yıkıcı bir dinamik taşır. Çocuğun tatmin edilmemiş, hayal kırıklığı yaratmış ihtiyaçlarını ve bu ihtiyaçlara ebeveynin gösterdiği reddedici tutumu içselleştirmesiyle biçimlenir. Kişinin kendi haz alma kapasitesini baltalayan, cezalandırıcı, suçluluk ve değersizlik üreten içsel bir otorite olarak işlev görür. Klinik pratikte, hastanın kendi iyiliğini bilinç dışı olarak sabotaj etmesi, başarıyı cezalandırması ve kronik bir öz-yıkım döngüsüne girmesi bu mekanizmayla açıklanır.
Etimoloji
Latince 'anti-' [karşı, zıt] + 'libido' [arzu, şehvet, cinsel dürtü] kelimelerinden türetilen ve nesne ilişkileri kuramında Freudyen süperego yapısına karşılık gelen yapısal bir terim.
Karıştırmayın
Freudyen süperego ile sıklıkla karıştırılır; ancak süperego ahlaki ve yasaklayıcı üstbenliği temsil ederken, antilibidinal ego doğrudan içselleştirilmiş kötü nesne ile özdeşleşerek kişinin haz alma kapasitesine saldırır.