Bilinç Akışı
Stream Of Consciousness
Tanım
Örnek Vaka / Uygulama
Klinik görüşmelerde veya serbest çağrışım seanslarında hastanın, mantıksal bir sıra gözetmeksizin aklına gelen anıları, korkuları ve bedensel duyumları filtresiz bir şekilde art arda sıralaması, bilinç akışının en net klinik tezahürüdür.
Derin Analiz
William James tarafından 1890 yılında 'Principles of Psychology' adlı eserinde ortaya atılan bu kavram, insan deneyiminin atomistik bir yaklaşımla, yani birbirinden bağımsız zihinsel durumların birleşimi olarak açıklanamayacağını savunur. James, zihni bir nehre veya akıntıya benzeterek, duyumların, anıların, imgelerin ve sezgilerin zihinsel alanda anlık ve kesintisiz bir formda, sürekli bir devinim halinde birbirine bağlandığını vurgulamıştır. Nörobiyolojik ve bilişsel bilimler perspektifinden bakıldığında, bu akış, beyindeki varsayılan mod ağının (default mode network) ve çoklu dağıtık nöral devrelerin sürekli ve istemsiz aktivasyonunun bir yansımasıdır. Zihin, dış uyaranlar olmasa dahi kendi içsel anlatısını üretmeye devam eder; bu da deneyimin zamansal bütünlüğünü ve öznel sürekliliğini garanti eder.
Etimoloji
Karıştırmayın
İç diyalog (inner speech) kavramıyla sıkça karıştırılır; iç diyalog daha çok zihinsel bir ses ve dilsel bir form içerirken, bilinç akışı dil öncesi imgeleri, bedensel duyumları ve ham sezgileri de kapsayan çok daha geniş ve kapsayıcı bir üst kategoridir.
Keşfetmeye Devam Edin
Serbest Çağrışım
Serbest Çağrışım
Free Association
Psikanaliz ve psikodinamik terapilerde hastanın aklına gelen her düşünceyi, utanç verici veya mantıksız olsa bile hiçbir sansür uygulamadan dile getirmesini amaçlayan temel teknik.
İncele