Çevresel Adalet
Environmental Justice
Tanım
Genel nüfus içinde çevresel tehlikelerin dağılımında adil ve tarafsız muamele görülmesi; hiçbir grubun evde, işte veya okulda optimalin altındaki çevresel koşullara orantısız şekilde maruz bırakılmaması ilkesi.
Örnek Vaka / Uygulama
Sanayi bölgesine yakın düşük gelirli bir mahallede yaşayan çocuklarda kurşun zehirlenmesine bağlı kognitif gelişim geriliklerinin ve dikkat eksikliği oranlarının, şehrin refah düzeyli bölgelerine göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek çıkması ve bu durumun toplumsal ruh sağlığı politikalarında yeniden yapılandırılması.
Derin Analiz
Çevresel adalet, çevresel risklerin ve faydaların demografik gruplar arasındaki dağılımını inceleyen çok disiplinli bir alandır. Sosyal psikoloji, toplum ruh sağlığı ve sosyoloji kesişiminde yer alır. Özellikle düşük gelirli toplulukların ve azınlık gruplarının toksik atık tesislerine, hava kirliliğine ve iklim krizinin yıkıcı etkilerine daha yüksek oranda maruz kalması (çevresel ırkçılık ve sınıf temelli marjinalizasyon), bu popülasyonlarda kronik stres, travma sonrası stres belirtileri ve çeşitli psikopatolojilerin görülme sıklığını artırır. Bilişsel ve davranışsal düzeyde, kontrol edilemeyen çevresel stresörler 'öğrenilmiş çaresizlik' tablosunu tetiklerken, toplumsal düzeyde hak arama bilincinin ve kolektif eylemin zeminini hazırlar.
Etimoloji
Fransızca 'environner' (kuşatmak, çevresini sarmak) kökünden türetilen 'environment' ile Latince 'iustitia' (hakkaniyet, adalet) kelimelerinin birleşimiyle oluşan sosyopolitik ve etik kavram.
Karıştırmayın
Çevresel korumacılık (environmentalism) ile sıkça karıştırılır; ancak çevresel korumacılık öncelikle doğanın ve ekosistemlerin korunmasına odaklanırken, çevresel adalet insan odaklı olup güç eşitsizlikleri, insan hakları ve kaynakların adil paylaşımını merkeze alır.

