Cinsiyet Kimliği Bozukluğu
Gender İdentity Disorder
Tanım
Örnek Vaka / Uygulama
Klinik pratikte, DSM-IV döneminde bir danışanın biyolojik olarak erkek doğmasına rağmen kendini sürekli kadın olarak tanımlaması, erkekliğe dair fiziksel özelliklerinden nefret etmesi ve bu durumun mesleki ile sosyal işlevselliğini ciddi biçimde bozması bu tanı kapsamında değerlendirilirdi.
Derin Analiz
Cinsiyet kimliği bozukluğu, DSM-III'ten DSM-IV-TR'ye kadar psikiyatri literatüründe patolojize edilmiş bir tanı sınıfı olarak yer almıştır. Tarihsel bağlamda bu kategori, bireyin atfedilen cinsiyetine karşı duyduğu sürekli rahatsızlığı ve karşı cinsiyete ait olma arzusunu merkeze almıştır. Ancak modern psikiyatri ve klinik psikoloji, cinsiyet çeşitliliğini bir akıl hastalığı veya 'bozukluk' olarak ele almaktan uzaklaşmıştır. DSM-5 ile birlikte bu terimin 'cinsiyet hoşnutsuzluğu' (gender dysphoria) ile değiştirilmesi, patolojinin bireyin kimliğinde değil, kimlik ile biyolojik cinsiyet arasındaki uyumsuzluğun yarattığı klinik düzeydeki işlevsellik kaybında ve toplumsal baskılarda yattığı paradigmaya geçişi simgeler.
Etimoloji
Karıştırmayın
Cinsiyet hoşnutsuzluğu (gender dysphoria) ile sıklıkla karıştırılır; cinsiyet kimliği bozukluğu bir akıl hastalığı kategorisi olarak patolojize edici bir etiket taşırken, cinsiyet hoşnutsuzluğu deneyimlenen klinik sıkıntıya odaklanır ve transseksüalite bir kimlik halidir, bozukluk değildir.

