Davranışsal Ölçüt
Behavior Criterion
Tanım
Doğru bir tanı konulabilmesi için bireyde öz bildirime dayalı ifadelerden ziyade, doğrudan gözlemlenebilir fiili eylemlerin varlığını zorunlu kılan klinik değerlendirme standardı.
Örnek Vaka / Uygulama
Sosyal Anksiyete Bozukluğu tanısı değerlendirilen bir danışan, terapiste ortamlarda hiç kaygılanmadığını iddia edebilir (öz-bildirim). Ancak klinik gözlemde bireyin göz temasından kaçınması, konuşurken ses titremesi ve topluluk önünde konuşma davetlerini sistematik olarak reddetmesi birer davranışsal ölçüttür ve tanı kararında öz-bildirimin önüne geçer.
Derin Analiz
Klinik psikoloji ve psikiyatride tanısal geçerliliğin artırılması, öz-bildirim yanlılığının (self-report bias) ve sosyal istenirlik etkisinin elimine edilmesi amacıyla kullanılan temel metodolojik parametredir. Hastanın kendi semptomlarını raporlamasındaki sübjektif algılar yerine, dışsal olarak ölçülebilir ve ampirik olarak doğrulanabilir eylemleri baz alır. Örneğin, majör depresyon tanısında hastanın 'üzgün hissediyorum' beyanı bir öz-bildirimdir; ancak psikomotor retardasyon, günlük işlevsellikte belirgin düşüş veya sosyal izolasyon gibi dışarıdan gözlemlenebilir somut eylemler davranışsal ölçüt kategorisine girer. Bu yaklaşım, psikopatolojinin fenomenolojik değerlendirmesini nesnelleştirerek değerlendiriciler arası güvenilirliği (inter-rater reliability) maksimize eder.
Etimoloji
Latince 're-quirere' (arayış, gereksinim) kökünden türeyen 'kriterion' (karar verme veya yargılama standardı) ile Eski İngilizce 'behabban' (kuşatmak, tutmak) kökünden gelen 'behavior' kelimelerinin birleşiminden oluşur.
Karıştırmayın
Öz-bildirim ölçütleri (self-report measures) ile sıklıkla karıştırılır; ayırt edici nokta öz-bildirimin bireyin kendi beyanına, davranışsal ölçütün ise bağımsız bir gözlemcinin saptadığı nesnel eylemlere dayanmasıdır.