Duygulanımsal
Affective
Tanım
Duygu, duyulanım veya his üretme kapasitesine sahip olma ya da bunlarla doğrudan ilişkili bulunma durumu.
Örnek Vaka / Uygulama
Klinik değerlendirme sırasında hastanın yüz ifadesi ve ses tonundaki donukluk, dış dünyaya karşı duygulanımsal (affective) bir yanıt üretemediğini veya bu yanıtın kısıtlandığını gösterir.
Derin Analiz
Duygulanımsal süreçler; limbik sistemin, özellikle de amigdalanın öncülük ettiği, çevresel veya içsel uyarıcılara verilen otomatik, somatik ve fizyolojik tepki kalıplarını kapsar. Bilişsel süreçlerden farklı olarak, daha çok değer biçme, hayatta kalma motivasyonu ve hedonik ton (haz-acı ekseni) barındırır. Nörobilimsel düzlemde prefrontal korteks ile subkortikal yapılar arasındaki nörokimyasal dengesizlikler veya iletişim bozuklukları, duygulanımsal bozuklukların (örneğin majör depresyon veya bipolar bozukluk) patofizyolojisinde temel belirleyicidir.
Etimoloji
Latince 'afficere' (etkilemek, duygu uyandırmak) fiilinden türetilmiştir; kökü 'ad-' (yönelik) + 'facere' (yapmak, etmek) birleşimine dayanır.
Karıştırmayın
Duygu (emotion) ve ruh hali (mood) kavramlarıyla sıklıkla karıştırılır. Duygulanım (affect), bu kavramların dışarıdan gözlemlenebilen anlık ve dinamik dışavurumudur.