Ana içeriğe atla
Psikoloji Sözlüğüm LogoPsikoloji Sözlüğüm

Embolizm

Embolism

Tanım

Vücudun bir kısmında oluşan bir kütlenin (embolus) kan akımıyla taşınarak başka bir bölgedeki kan damarını tıkaması sonucu kan akışının kesilmesi durumudur.

Örnek Vaka / Uygulama

Alt ekstremite derin ven trombozu (DVT) geçiren bir hastada, yerinden kopan bir pıhtı parçası (embolus) vena cava üzerinden kalbin sağ tarafına, buradan da pulmoner artere geçerek akciğer embolisine (pulmoner tromboembolizm) yol açabilir; bu durum ani nefes darlığı ve göğüs ağrısı ile kendini gösterir.

Derin Analiz

Embolizm, kardiyovasküler ve serebrovasküler sistemlerin en kritik patofizyolojik süreçlerinden biridir. Kan damarlarını tıkayan materyal (embolus) bir kan pıhtısı (trombus), hava kabarcığı, yağ küreciği veya bakteri kümesi olabilir. Bu kütle, genellikle damarların dallandığı veya daraldığı anatomik bölgelerde takılır. Dokuların taze oksijen ve besin akışından mahrum kalması, iskemik hasara yol açar. Koroner arterlerdeki bir emboli miyokard infarktüsüne (kalp krizi), serebral damarlardaki bir tıkanıklık ise emoblik inmeye neden olarak nörolojik kayıplarla sonuçlanabilir.

Etimoloji

Antik Yunanca 'embolē' (içeri fırlatma, tıkama) sözcüğünden türetilmiş olup, 'embolein' (içeri atmak) fiiline dayanır.

Karıştırmayın

Tromboz (damar içinde yerinde oluşan pıhtı) ile sıklıkla karıştırılır; tromboz yerel bir tıkanıklıkken, embolizm başka bir yerde oluşup kan akımıyla taşınarak gerçekleşen bir tıkanıklıktır.