Gelişimsel Bağlamsal Model
Developmental Contextual Model
Tanım
Bireyin gelişimini, biyolojik, psikolojik, sosyal ve tarihsel çoklu bağlamların karşılıklı etkileşimleri silsilesi içinde ele alan bütüncül teorik çerçeve.
Örnek Vaka / Uygulama
Yoksul bir mahallede büyüyen bir çocuğun bilişsel gelişimini incelerken, sadece genetik zeka katsayısını veya ailenin gelir düzeyini tek başına incelemek yerine; çocuğun okulundaki kaynakların yetersizliğini, mahalledeki sosyal destek ağlarını, beslenme imkanlarını ve bu faktörlerin çocuğun stres tepki sistemi (HPA aksı) üzerindeki kümülatif nörobiyolojik etkilerini eş zamanlı olarak haritalandıran kapsamlı bir boylamsal araştırma tasarımı.
Derin Analiz
Gelişimsel bağlamsal model, insan ontogenezini tek yönlü veya indirgemeci bir çizgide incelemek yerine, organizma ile çevre arasındaki dinamik, diyalektik ve çift yönlü ilişkiyi merkeze alır. Richard M. Lerner gibi öncüllerin teorileştirdiği bu yaklaşım, Bronfenbrenner'ın ekolojik sistemler teorisiyle derin bir akrabalık paylaşır. Birey, pasif bir uyarıcı alıcısı değil; kendi gelişim bağlamını aktif olarak şekillendiren ve aynı zamanda bu bağlamdan dönüştürücü biçimde etkilenen faal bir sistemdir. Nörobiyolojik olgunlaşma süreçleri, genetik predispozisyonlar, sosyoekonomik yapılar, kültürel normlar ve makro-tarihsel olaylar, birbirinden bağımsız değişkenler olarak değil, sürekli birbirini besleyen ve değiştiren non-lineer bir matris olarak incelenir. Longitudinal (boylamsal) araştırmalarda, bu model doğrusal olmayan dinamik sistem analizlerinin ve karmaşık istatistiksel modellemelerin (örn. yapısal eşitlik modellemesi, gizli büyüme eğrisi modelleri) kullanılmasını zorunlu kılar.
Etimoloji
İngilizce 'developmental' (Latince 'disvolvere' [açmak, sarmalını çözmek] kökünden) + 'contextual' (Latince 'contextus' [dokumak, birleştirmek] kökünden).
Karıştırmayın
Biyolojik indirgemecilik ve salt genetik determinizm ile karıştırılır; temel fark, modelin genleri kader olarak görmeyip, epigenetik ve çevresel bağlamın gen ekspresyonu üzerindeki dönüştürücü gücünü en üst düzeyde vurgulamasıdır.