Hearing Mute
Hearing Mute
Tanım
Örnek Vaka / Uygulama
19. yüzyıl sonu kurumsal bakım raporlarında, işitme testlerinden başarıyla geçmesine rağmen toplumsal ortamlarda veya okulda hiçbir şekilde sesli iletişim kurmayan bir çocuğun 'hearing mute' olarak sınıflandırılması.
Derin Analiz
Tarihsel psikiyatri ve özel eğitim literatüründe, işitme sistemi tamamen sağlıklı çalışırken ifade edici dil becerisinde eksiklik gösteren kişileri tanımlamak için türetilmiştir. Klinik açıdan bu durum, organik bir işitme kaypsızlığından ziyade elektif mutizm (seçici konuşmamazlık), konversiyon bozukluğu, derin psikojenik travmalar veya yaygın gelişimsel bozuklukların bir belirtisi olarak ortaya çıkabilir. Günümüz akademik ve klinik terminolojisinde, hem hastaları etiketleyici (pejoratif) yapısı hem de etiyolojik karmaşıklığı yeterince yansıtmadığı için terk edilmiştir. Bunun yerine nörogelişimsel ve psikiyatrik sınıflandırmalarda (örn. DSM-5) semptom temelli spesifik tanımlamalar tercih edilmektedir.
Etimoloji
İngilizce 'hearing' (duyan) ve 'mute' (dilsiz, konuşmayan) kelimelerinin birleşiminden oluşan, etimolojik kökeni Latince 'mutus' (sessiz, konuşma yetisi olmayan) sözcüğüne dayanan bir bileşiktir.
Karıştırmayın
Sağırlık ve dilsizlik (deaf-mute) tablosu ile karıştırılır; aralarındaki temel fark, hearing mute vakalarında işitme fonksiyonunun tamamen normal olmasıdır.
Keşfetmeye Devam Edin
Seçici Konuşmamazlık
Elective Mutism
Çocukların dili anlama ve konuşma becerilerine sahip olmalarına rağmen, belirli sosyal ortamlarda (örneğin okulda) sürekli olarak konuşmayı reddetmesiyle karakterize, kaygı temelli bir durumdur.
İncele
Konversiyon Bozukluğu
Conversion Disorder
İstemli motor veya duyusal işlevlerde ortaya çıkan, nörolojik bir tıbbi duruma bağlanamayan ancak psikolojik kökenli olduğuna dair net kanıtlar bulunan işlevsel bozukluk.
İncele

