Seçici Konuşmamazlık
Elective Mutism
Tanım
Çocukların dili anlama ve konuşma becerilerine sahip olmalarına rağmen, belirli sosyal ortamlarda (örneğin okulda) sürekli olarak konuşmayı reddetmesiyle karakterize, kaygı temelli bir durumdur.
Örnek Vaka / Uygulama
Yedi yaşındaki Elif, evde ailesiyle neşeli ve rahat bir şekilde konuşurken, okulun ilk gününden itibaren öğretmenlerinin ve arkadaşlarının sorularına karşı tamamen sessiz kalmaktadır. Yazılı iletişim kurabilmekte ve komutları yerine getirebilmektedir, ancak sınıf ortamında sesli yanıt vermesi istendiğinde fizyolojik bir kilitlenme yaşar.
Derin Analiz
Eski literatürde 'elective mutism' (seçici konuşmamazlık) olarak adlandırılan bu durum, bireyin isteğe bağlı veya iradi bir inatlaşma sonucu konuşmadığı varsayımına dayanıyordu. Ancak çağdaş klinik psikoloji ve psikiyatri (DSM-5), bu durumun bir direnç veya itaatsizlik olmadığını, aksine ağır bir sosyal anksiyete bozukluğu ve fobik kaçınma tepkisi olduğunu kanıtlamıştır. Çocuk ev gibi güvenli ortamlarda akıcı ve normal bir şekilde iletişim kurabilirken, yabancı ya da beklenti yaratan kamusal alanlarda mutizm (konuşmama) tablosu sergiler. Nörobiyolojik düzeyde, amigdalanın aşırı uyarılması ve prefrontal korteksin bu korku tepkisini baskılamada yetersiz kalması söz konusudur.
Etimoloji
Latince 'eligo' (seçmek, ayırmak) ve 'mutus' (dilsiz, sessiz) kelimelerinin birleşiminden türetilmiş tarihi bir terimdir. Günümüzde yerini 'selective mutism' (selektif mutizm) kavramına bırakmıştır.
Karıştırmayın
Otizm spektrum bozukluğu ile sıklıkla karıştırılır; ancak seçici konuşmamazlıkta sosyal iletişim kurma isteği ve anlama becerisi korunmuştur, sadece belirli bağlamlarda konuşma edimi engellenmiştir.