İkinci Dil Olarak İngilizce
English As A Second Language (ESL)
Tanım
Anadili İngilizce olmayan öğrencilere dil yetkinliği kazandırmayı ve ardından bu yetkinliği genel akademik veya sosyal müfredata uyarlamayı amaçlayan eğitim süreci.
Örnek Vaka / Uygulama
Göçmen bir öğrencinin, yerel eğitim sistemine entegre olabilmesi için özel dil laboratuvarlarında fonetik, sözdizimi ve anlambilim odaklı yoğun ESL programına alınması ve dil barajını aştıktan sonra standart akademik derslerde başarı göstermesi.
Derin Analiz
Eğitim bilimleri ve psikolinguistik düzlemde ESL, bireyin bilişsel esneklik, işleyen bellek ve fonolojik farkındalık kapasitelerini doğrudan etkileyen dinamik bir edinmektir. Edinilen ikinci dil, yalnızca iletişim aracı olmakla kalmaz; bireyin yürütücü işlevlerini (executive functions), kod değiştirme (code-switching) becerilerini ve sosyokültürel kimlik yapılanmasını yeniden yapılandırır. Dil yetkinliği eşiği aşıldığında, beyin daha karmaşık akademik materyalleri işleme kapasitesi kazanır; bu süreç bilişsel rezervin artmasında kritik rol oynar.
Etimoloji
İngilizce 'English' (İngiltere'ye ait) + 'second' (Latince 'secundus' [ikinci, takip eden]) + 'language' (Latince 'lingua' [dil, organ]) kelimelerinin birleşiminden türetilmiştir.
Karıştırmayın
Yabancı Dil Olarak İngilizce (EFL - English as a Foreign Language) ile sıklıkla karıştırılır; EFL, dilin İngilizce'nin baskın olmadığı ülkelerde öğrenilmesini ifade ederken, ESL doğrudan İngilizce'nin resmi veya hâkim dil olduğu ortamlarda edinilmesini kapsar.

