İkizkardeş Aktarımı
Alter-ego Transference
Tanım
Danışanın, analisti kendi benliğinin bir ikizi veya tam bir benzeri olarak deneyimlemesi ve bu yolla temel kendilik eksikliklerini telafi etmeye çalışması durumudur.
Örnek Vaka / Uygulama
Klinikte otuzlu yaşlarında bir danışan, seanslar sırasında terapiste dönerek: 'Hayata tam olarak aynı pencereden bakıyoruz, sanki benim zihnimin sesini yüksek sesle dile getiriyorsun, başka kimse beni bu şekilde anlayamaz' diyerek terapisti kendi kendiliğinin ikiz bir uzantısı olarak konumlandırmıştır.
Derin Analiz
Kendilik psikolojisi (Self Psychology) teorik çerçevesinde, alter-ego aktarımı (veya ikizkardeş aktarımı) bireyin erken dönem gelişim evrelerinde ötekilerle yaşantıladığı temel aynalanma ve ikizlik ihtiyaçlarının karşılanmamış türevlerini işlevselleştirir. Birey, analist ile aralarında niteliksel bir fark olmadığını, düşünce, duygu ve tutumların tamamen paylaşıldığına dair ilkel bir varsayım üzerinden bir bağ kurar. Nörobiyolojik düzlemde bu süreç, sosyal beyin ağı (social brain network) ve ayna nöron sisteminin (mirror neuron system) ötekinin zihinsel durumlarını içselleştirme esnasındaki aşırı özdeşim mekanizmalarıyla paralellik gösterir. Klinik pratikte bu aktarım türü, sınır (borderline) veya narsistik kişilik yapılanmalarında, yapısal kendilik eksikliklerinin (self-deficits) onarılmasında kritik bir dönemeçtir.
Etimoloji
Latince 'alter' (diğer, öteki) + 'ego' (ben) ve Latince 'transferre' (öteye taşımak, aktarmak) kelimelerinin birleşiminden türetilmiştir. Psikanalitik literatürde Heinz Kohut'un özdeşim ve kendilik psikolojisi kavramsallaştırmalarıyla literatüre kazandırılmıştır.
Karıştırmayın
Aynalama aktarımı (mirror transference) ile sıklıkla karıştırılır; aynalama aktarımında danışan analistin onayını ve hayranlığını ararken, alter-ego aktarımında temel arzu analist ile mutlak bir benzerlik ve aynılık hissi kurmaktır.