Ana içeriğe atla
Psikoloji Sözlüğüm LogoPsikoloji Sözlüğüm

Inappetence

İnappetence

Tanım

Beslenme veya gıda alımına yönelik arzu ve isteğin azalması durumu olup, sıklıkla majör depresyon ve somatik rahatsızlıkların eşlik eden bir belirtisidir.

Örnek Vaka / Uygulama

Majör depresif bozukluk tanısıyla takip edilen 42 yaşındaki bir danışan, son üç haftadır hiçbir yemekten tat almadığını, mutfağa girmeye bile istek duymadığını ve günlük kalori alımının yarı yarıya düştüğünü bildirmiştir. Yapılan klinik değerlendirmede bu durumun, isteksizlik (anhedoni) tablosunun bir uzantısı olan inappetence olduğu saptanmıştır.

Derin Analiz

Inappetence, fizyolojik açlık mekanizmalarından ziyade motivasyonel, hedonik ve nörobiyolojik kökenli bir istek kaybını ifade eder. Özellikle hipotalamik regülasyonun yanı sıra mezolimbik dopaminerjik yolaktaki ödül işleme bozukluklarıyla yakından ilişkilidir. Bireyin gıdadan aldığı haz (lacing) azaldığı için homeostatik enerji ihtiyacı karşılanamaz. Klinik psikiyatri ve psikofarmakolojide, hem depresif bozuklukların tanı kriterlerinde yer alan bir vejetatif belirti hem de kullanılan bazı antidepresanların (örneğin SSRI'lar) başlangıç evresindeki yan etkisi olarak yakından izlenir.

Etimoloji

Latince 'in-' (olumsuzluk, -sız/-siz) ve 'appetentia' (şiddetli arzu, iştah) kelimelerinin birleşiminden türetilmiştir; köken olarak 'ad-' (yönelik) + 'petere' (aramak, yönelmek) fiiline dayanır.

Karıştırmayın

Anoreksiya (anorexia) terimi genellikle beden algısı bozukluğunu veya tıbbi patolojilere bağlı iştah kaybını kapsarken, inappetence daha çok psikojenik kaynaklı istek ve motivasyon kaybına odaklanır.