Ana içeriğe atla
Psikoloji Sözlüğüm LogoPsikoloji Sözlüğüm

Açlık

Hunger

Tanım

Besin alımını tetikleyen, homeostatik dengesizlikler veya önceki öğünün inhibitör etkilerinin azalmasıyla ortaya çıkan temel duyum.

Örnek Vaka / Uygulama

Gün içinde yoğun bir temposu nedeniyle öğle yemeğini atlayan bir bireyde, yaklaşık 4-5 saat sonra kan glukoz seviyelerindeki düşüşle birlikte mide boşalması ve ghrelin salınımı artar. Bu fizyolojik süreç, bireyin dikkatini yemek bulmaya yönlendiren 'açlık' duyumunun bilinç düzeyine çıkmasını sağlar.

Derin Analiz

Klasik homeostazi modelleri açlığı vücuttaki karbonhidrat, yağ, protein ve mineral açıklarının bir sonucu olarak görürken, güncel bilişsel ve nörobiyolojik yaklaşımlar bu durumu farklı ele alır. Modern teorilere göre açlık, sıfırdan tetiklenen akut bir uyarıcıdan ziyade, bir önceki öğünün sağladığı baskılayıcı (inhibitör) etkilerin zamanla zayıflamasıyla kendiliğinden yüzeye çıkan sürekli bir durumdur. Hipotalamusun arkuat çekirdeği (ARC), iştah ve açlık sinyallerinin merkezi entegrasyon noktasını oluşturur. Ghrelin gibi oreksijenik peptitler açlık hissini körüklerken, leptin ve insülin gibi anoreksijenik sinyaller bu dürtüyü baskılar.

Etimoloji

Eski Türkçe 'āç' kökünden evrilmiştir; Proto-Türkçe döneminden beri kullanılan temel fizyolojik gereksinim belirtecidir.

Karıştırmayın

İştah (appetite) kavramıyla sıklıkla karıştırılır. Açlık, metabolik bir enerji açığını kapatmaya yönelik biyolojik bir zorunlulukken; iştah, belirli bir yiyeceği tüketmeye yönelik psikolojik ve duyusal arzdır ve fizyolojik açlık olmasa bile tetiklenebilir.