Ana içeriğe atla
Psikoloji Sözlüğüm LogoPsikoloji Sözlüğüm

İnkontinans

İncontinence

Tanım

İdrar, dışkı veya cinsel dürtüler gibi temel fizyolojik ve biyolojik işlevleri istemli olarak kontrol edememe ya da tutamama durumu.

Örnek Vaka / Uygulama

Yetmiş yaşındaki bir hastanın ilerleyen vasküler demans süreci sonucunda mesane kontrolünü yitirmesi ve idrar inkontinansı geliştirmesi; bu durumun hastada sosyal izolasyon ve utanç tepkilerini tetiklemesi.

Derin Analiz

Nörolojik, ürolojik ve psikiyatrik düzlemlerde incelenen inkontinans, merkezi veya periferik sinir sistemindeki hasarlar, omurilik yaralanmaları veya sfinkter mekanizmalarındaki fizyolojik bozulmalar neticesinde ortaya çıkar. Bilişsel ve klinik boyutta ise sadece somatik bir kontrol kaybı değil, aynı zamanda frontal lob işlevlerinin (öz-düzenleme ve inhibisyon) zayıflamasıyla beliren dürtü kontrol yetersizliklerini de kapsar. Klinik değerlendirmede, altta yatan organik patolojinin (örneğin multipl skleroz, inme, demans) yanı sıra hastanın psikososyal işlevselliği üzerindeki örseleyici etkileri de titizlikle incelenir.

Etimoloji

Latince 'in-' (olumsuzluk, -meyen) + 'continere' (tutmak, alıkoymak, zapt etmek) sözcüklerinden türetilmiştir; kelime anlamı olarak 'tutamama' veya 'kontrol edememe' demektir.

Karıştırmayın

Enürezis (genellikle çocukluk çağında görülen ve sıklıkla uykuda gerçkleşen istemsiz idrar kaçırma durumu, inkontinans ise daha geniş bir nörolojik ve fizyolojik kontrol kaybını kapsar)