Ana içeriğe atla
Psikoloji Sözlüğüm LogoPsikoloji Sözlüğüm

Kimyasal Savaş

Chemical Warfare

Tanım

Etkisizleştirici veya öldürücü zehirler, kirleticiler ve tahriş ediciler gibi kimyasal maddelerin askeri operasyonlarda ve muharebede kullanılmasıdır.

Örnek Vaka / Uygulama

Klinik pratikte, savaş bölgesinde sinir gazı saldırısına tanık olmuş veya maruz kalmış bir gazide, ani panik ataklar, hipervijilans (aşırı uyarılmışlık), solunum sıkıntısı olmamasına rağmen boğulma hissi (somatizasyon) ve dissosiyatif epizotlar ile karakterize travma tablosunun izlenmesi.

Derin Analiz

Kimyasal savaş, toksik kimyasalların fizyolojik ve psikolojik yıkım yaratmak amacıyla stratejik olarak devreye sokulmasını kapsar. Biyolojik ajanların aksine kendi kendine çoğalma özellikleri yoktur; ancak hedef alınan canlı organizmaların enzim sistemlerini, sinir iletimini (örn. asetilkolinesteraz inhibitörleri) veya solunum mekanizmalarını doğrudan hedef alarak akut ya da kronik hasar bırakırlar. Klinik psikoloji ve travmatoloji açısından bakıldığında, kimyasal silahlara maruz kalan bireylerde veya bu tehdit altında görev yapan askerlerde yoğun hayatta kalma kaygısı, posttravmatik stres bozukluğu (PTSD), somatik bozukluklar ve nörotoksik hasara bağlı bilişsel yıkımlar gözlemlenmektedir. Uluslararası kimyasal silah sözleşmeleri bu ajanların geliştirilmesini ve stoklanmasını yasaklamsa da, psikolojik ve klinik yansımaları afet ve savaş psikiyatrisinin odağında kalmaya devam etmektedir.

Etimoloji

İngilizce 'chemical' (kimyasal, simya kökenli Eski Mısır 'Khem' [kara toprak] sözcüğünden türeme) ve 'warfare' (savaş, harp, Germen kökenli 'werra' [kargaşa, kavga] sözcüğünden evrilme) terimlerinin birleşiminden oluşur.

Karıştırmayın

Biyolojik savaş (canlı mikroorganizmaların ve patojenlerin kullanılması) ve radyolojik/nükleer silah kullanımı (radyasyon yayılımı). Temel fark, kimyasal savaşta cansız, sentetik veya doğal toksik kimyasal bileşiklerin doğrudan fizyolojik zehirlenme yaratmasıdır.