Klinik Belirteç
Clinical Marker
Tanım
Bir psikopatolojinin veya tıbbi bozukluğun varlığını gösteren, doğrudan gözlemlenebilir ve ölçülebilir klinik işaret.
Örnek Vaka / Uygulama
Major depresif bozukluk tanısı değerlendirilen bir hastada gözlemlenen psikomotor retardasyon (hareketlerde belirgin yavaşlama) ve anhedoni (haz alama kapasitesinin kaybı), hastanın klinik tablosunu ele veren somut birer klinik belirteçtir.
Derin Analiz
Klinik psikoloji ve psikiyatride klinik belirteçler, fenotipik düzeyde kendini gösteren, tanı süreçlerinde ve prognoz değerlendirmesinde kritik rol oynayan ampirik göstergelerdir. DSM-5 sınıflandırma sisteminde yer alan bozuklukların birçoğunun teşhisinde, semptomların frekansı, şiddeti ve süresi birer klinik belirteç olarak işlev görür. Bu belirteçler, nörobiyolojik veya genetik temelli biyobelirteçlerden (biomarker) farklı olarak, klinisyenin gözlemi, yapılandırılmış görüşmeler veya davranışsal derecelendirme ölçekleri aracılığıyla saptanır. Psikoaktif süreçlerin dışavuran yüzü olan bu işaretler, tedaviye yanıtın izlenmesinde de boylamsal birer referans noktası sağlar.
Etimoloji
Yunanca 'kline' (yatak, hasta yatağı) kökünden türetilen klinik sözcüğü ile Latince 'margo' (sınır, işaret) kökünden gelen belirteç (marker) kelimesinin birleşiminden oluşmuştur.
Karıştırmayın
Biyobelirteç (biomarker) ile sıkça karıştırılır; biyobelirteçler kan tetkikleri, nörogörüntüleme veya genetik profilleme gibi moleküler/fizyolojik ölçümleri kapsarken, klinik belirteçler doğrudan gözlemlenebilir davranışsal ve semptomatik işaretlerdir.
Keşfetmeye Devam Edin
Biyobelirteç
Biomarker
Normal biyolojik süreçlerin, patolojik durumların veya farmakolojik müdahalelere verilen yanıtların objektif olarak ölçülebilen ve değerlendirilebilen göstergesi.
Klinik Değerlendirme
Clinical Assessment
Olası bir ruhsal bozuklukla başvuran bireyin psikolojik, biyolojik ve sosyal faktörlerinin sistematik olarak değerlendirilmesi ve ölçülmesi.