Korku
Fear
Tanım
Örnek Vaka / Uygulama
Doğada yürüyüş yaparken ani bir şekilde karşısına zehirli bir yılan çıkan bir bireyin, düşünme aşamasını esçegip saliselikler içinde geriye doğru sıçraması, kalp atışlarının hızlanması ve kaslarının gerilerek kaçmaya veya savaşmaya hazır hale gelmesi korkunun tipik bir somatik örneğidir.
Derin Analiz
Korku, evrimsel süreçte organizmanın bütünlüğünü korumak adına gelişmiş, amigdala öncülüğünde yönetilen hızı yüksek bir hayatta kalma mekanizmasıdır. Nörobiyolojik düzeyde, duyusal girdilerin talamustan geçerek amigdalaya ulaşması ve buradan hipotalamusu (HPA aksı) ve otonom sinir sistemini tetiklemesiyle son derece hızlı bir şekilde devreye girer. Sempatik sinir sisteminin aktivasyonu; taşikardi, vazokonstriksiyon ve glikojen salınımı gibi somatik yanıtları doğurur. Klinik psikolojide ve psikopatolojide korku ile anksiyete arasında kuramsal bir ayrım gözetilir; korku, şimdiki zamanda net ve tanımlanabilir bir tehdide verilen anlık ve adaptif bir tepkiyken, anksiyete daha çok belirsiz veya geleceğe yönelik tehdit tasarımlarıyla karakterizedir.
Etimoloji
Eski İngilizce 'fǣr' (ani tehlike, pusu, tehlike anındaki telaş) kelimesinden türemiş olup, Proto-Cermenik kökenli '*fērą' (tehlike, pusu) sözcüğüne dayanmaktadır.
Karıştırmayın
Anksiyete (Kaygı) ile sıklıkla karıştırılır. Korku, net ve mevcut bir tehdide verilen kısa süreli ve nesnesi olan bir tepkiyken; anksiyete, geleceğe dönük, belirsiz ve dağınık bir tehlike beklentisidir.

