Menstrüel Senkronizasyon
Menstrual Synchrony
Tanım
Birlikte yaşayan veya vakit geçiren kadınların menstrüel döngü başlangıçlarının zaman içinde birbirine yaklaşması yönündeki hipotez.
Örnek Vaka / Uygulama
Yatılı bir üniversite yurdunda aynı odayı paylaşan dört kız öğrencinin ilk aylarda farklı zamanlarda adet gördüğü, ancak dördüncü aya girildiğinde kanama başlangıç tarihlerinin neredeyse aynı güne denk geldiğini fark etmeleri. Bu durum literatürde klasik bir menstrüel senkronizasyon anlatısı olarak sunulsa da, istatistiksel olasılık hesaplamaları bu tür çakışmaların tesadüfen kaçınılmaz olduğunu gösterir.
Derin Analiz
Menstrüel senkronizasyon, ilk kez Martha McClintock tarafından 1971 yılında öne sürülen ve 'McClintock etkisi' olarak da bilinen bir olgudur. Fenomen, feromonlar aracılığıyla gerçekleştiği iddia edilen biyolojik bir eşleşmeyi savunur; ancak sonraki yıllarda yapılan geniş ölçekli metodolojik analizler ve istatistiksel incelemeler, bu durumun büyük ölçüde tesadüfi varyasyonlardan ve insan zihnindeki örüntü arama eğiliminden kaynaklandığını göstermiştir. Güncel kronobiyoloji ve üreme endokrinolojisi literatüründe bu etkinin varlığı ciddi tartışmalara tabidir ve yaygın olarak metodolojik yanılsama veya istatistiksel Artefakt olarak kabul edilir.
Etimoloji
Latince 'mensis' (ay/menstrüasyon) kökünden türetilen 'menstrual' ile Yunanca 'syn-' (birlikte) ve 'chronos' (zaman) kelimelerinin birleşiminden oluşan 'synchrony' sözcüklerinin birleşimidir.
Karıştırmayın
Sirkadiyen ritim senkronizasyonu ile karıştırılır; sirkadiyen ritimler ışık ve melatonin döngüsüyle gerçekten senkronize olurken, menstrüel senkronizasyon ampirik olarak kanıtlanmamış bir hipotezdir.

