Öz-tutarlılık
Self-consistency
Tanım
Örnek Vaka / Uygulama
Klinik ortamda, dürüstlüğü en yüksek erdem olarak savunan bir danışanın, iş yerinde küçük usulsüzlüklere göz yumduğunda yoğun anksiyete yaşaması ve bu durumun öz-tutarlılığını zedelemesi. Danışmanlık sürecinde amaç, danışanın değerleri ile davranışları arasındaki bu makası kapatarak içsel uyumu yeniden tesis etmektir.
Derin Analiz
Kişilik kuramları ve benlik psikolojisinde öz-tutarlılık, bireyin kendilik algısı ile dış dünyaya yansıttığı davranış kalıpları arasındaki mekanik ve bilişsel uyumu inceler. Carl Rogers ve Lecky gibi kuramcılar, organizmanın temel motivasyonunun benlik imgesini korumak ve bu imgeyle çelişen yaşantıları elimine etmek olduğunu savunur. Bilişsel düzeyde, bireyin inançları ile eylemleri arasındaki uyumsuzluk 'bilişsel çelişki' yaratırken; öz-tutarlılık bu gerilimi minimize eden homeostatik bir denge mekanizması olarak işlev görür. Psikometrik ve teorik sistemlerde ise bir modelin kendi varsayımlarıyla çelişmeme derecesini ifade eder.
Etimoloji
Latince 'se' (kendi, öz) kökünden türetilen 'self' ile Latince 'consistere' (bir arada durmak, karar kılmak, istikrarlı olmak) fiilinden türetilen 'consistency' kelimelerinin birleşiminden oluşmuştur.
Karıştırmayın
Öz-saygı (self-esteem) ile sıklıkla karıştırılır; öz-saygı bireyin kendine biçtiği değerin duygusal boyutu iken, öz-tutarlılık bu değerin ve inançların kendi içindeki mantıksal ve davranışsal istikrarıdır.
Keşfetmeye Devam Edin
Bilişsel Çelişki
Bilişsel Çelişki
Cognitive Dissonance
Bilişsel sistemdeki iki veya daha fazla inanç, tutum veya davranış arasında tutarsızlık olduğunda ortaya çıkan ve bireyde güçlü bir motivasyonel gerilim yaratan hoş olmayan psikolojik durum.
İncele