Ana içeriğe atla
Psikoloji Sözlüğüm LogoPsikoloji Sözlüğüm

Sabit Fikir

İdée Fixe

Tanım

Aksine dair açık kanıtlara rağmen sürdürülen, kişinin zihnini meşgul eden ve rasyonel eleştirilere kapalı olan katı inanç veya düşünce kalıbı.

Örnek Vaka / Uygulama

Klinik görüşmede, eşinin kendisini zehirlediğine dair mantıksal argümanlar ve tıbbi raporlarla çürütülmesine rağmen bu inancından milim sapmayan ve hayatını bu düşünce etrafında ören bir danışanın sergilediği tutum idée fixe için klasik bir örnektir.

Derin Analiz

Psikopatoloji ve klinik psikiyatri bağlamında idée fixe, Pierre Janet'nin dissosiasyon teorilerinde bilinçdışından koparak zihinsel işleyişi sekteye uğratan otonom bir birim olarak ele alınır. Modern psikopatolojide hezeyan (sanrı) ile obsesyon arasında bir köprü işlevi görebilir. Bilişsel esnekliğin ciddi biçimde kaybolduğu durumlarda, şemaların yeni kanıtları entegre edememesi ve katılaşması sonucu ortaya çıkar. Nörobiyolojik düzeyde, varsayımsal olarak prefrontal korteksin üstbilişsel (metakognitif) izleme mekanizmalarının, limbik sistem kaynaklı duygusal salınımları süzememesi ve inanç güncelleme devrelerinin işlevselliğini yitirmesiyle ilişkilendirilir.

Etimoloji

Fransızca 'idée' [fikir, düşünce] + 'fixe' [sabit, değişmez] sözcüklerinin birleşiminden türetilmiştir; kökeni Latince 'idea' ve 'fixus' kelimelerine dayanır.

Karıştırmayın

Obsesyon ile karıştırılabilir; ancak obsesyonlar genellikle ego-distonik (kişinin benliğine yabancı ve rahatsız edici) iken, idée fixe ego-syntonik (benlikle uyumlu, inanan kişi tarafından doğru kabul edilen) bir nitelik taşır. Hezeyandan farkı ise her zaman tam teşekküllü bir psikotik bozukluğun parçası olması gerekmemesidir.