Verilen-yeni Ayrımı
Given–new Distinction
Tanım
Örnek Vaka / Uygulama
'Dün gece eve hırsız girdi. Hırsız bütün altınları alıp kaçmış.' cümlesinde ilk cümlede geçen 'hırsız' kelimesi artık dinleyici için 'verilen' (given) bilgi haline gelmiştir; ikinci cümlede ise bu bilgiye atıf yapılırken definite article (belirtme eki/tanımlık) veya zamir kullanılır ya da vurgu yeni bilgiye kaydırılır.
Derin Analiz
Edimbilim ve söylem analizinde verilen-yeni ayrımı, iletişimcilerin ortak zemin (common ground) varsayımlarını nasıl yapılandırdığını inceler. Konuşmacı veya yazar, alıcının zihinsel modelindeki mevcut bilgiyi ('verilen') ile yeni entegre edilecek bilgiyi ('yeni') ayırt ederken sözdizimsel düzenlemelere, vurguya ve tonlamaya başvurur. Örneğin, İngilizce veya Türkçe gibi dillerde tema (topic) genellikle cümle başında verilen bilgiyi taşırken, odak (focus) yeni bilgiyi yüklem çevresinde veya cümle sonuna doğru barındırır. Bu bilişsel ekonomi, işitsel veya yazılı girdinin işlenme maliyetini (processing cost) minimize eder ve çalışma belleği üzerindeki yükü dengeler.
Etimoloji
İngilizce 'given' (verilen, bilinen) ve 'new' (yeni) sözcükleri ile 'distinction' (ayrım, fark) terimlerinin birleşiminden oluşan, pragmatik ve söylem çözümlemesi kökenli bir dilbilimsel kavramdır.
Karıştırmayın
Özne-yüklem ayrımı ile sıkça karıştırılır; ancak özne ve yüklem gramatik/sentaktik kategorilerken, verilen-yeni ayrımı tamamen söylemsel ve pragmatik bir işlevselliğe, yani bilgi yapısına (information structure) dayanır.

