Yanlışlamacılık
Falsificationism
Tanım
Bilimsel ilerlemenin hipotezleri doğrulamakla değil, onları yanlışlamakla gerçekleştiğini savunan epistemolojik yaklaşım.
Örnek Vaka / Uygulama
Bir klinik araştırmacı yeni bir psikoterapi ekolünün depresyonu kesin olarak iyileştirdiğini iddia ettiğinde, yanlışlamacılık ilkesi araştırmacıya 'Hangi somut bulgu veya hasta verisi ortaya çıkarsa bu teorinin geçersizliğini kabul edersiniz?' sorusunu yöneltir. Eğer teoriyi çürütecek hiçbir koşul öngörülemiyorsa, o iddia bilimsel değil dogmatiktir.
Derin Analiz
Karl Popper tarafından geliştirilen bu metodolojik duruş, tümevarım problemine radikal bir çözüm sunar. Klasik pozitivist görüşün aksine, hiçbir sonlu gözlem kümesinin evrensel bir önermeyi (örn. 'Tüm kuğular beyazdır') kesin olarak doğrulamaya yetmeyeceğini öne sürer. Bilimsel teorilerin ayırt edici özelliği doğruluk iddiası değil, ilkesel olarak yanlışlanabilir (falsifiable) olmasıdır. Bir iddia ne kadar çok test edilebilir ve riske sokulursa, ampirik değeri o kadar yüksektir. Bilim, yanlışlanan teorilerin yerini daha dayanıklı yeni hipotezlerin almasıyla dinamik bir evrim sürecinden geçer.
Etimoloji
Latince 'falsus' (yanlış, sahte) ve 'facere' (yapmak, kılmak) fiillerinin birleşiminden türetilen 'falsificare' sözcüğünden İngilizceye geçmiştir.
Karıştırmayın
Doğrulamacılık (verificationism) ile sıklıkla karıştırılır; doğrulamacılık bir önermenin anlamlı olabilmesi için ampirik olarak kanıtlanması gerektiğini savunurken, yanlışlamacılık kanıtlanamazlığı değil çürütülebilirliği merkeze alır.

