Yargılanma Yeterliği
Adjudicative Competence
Tanım
Ceza adalet sistemi süreçlerinde anlamlı bir şekilde katılım gösterme, yargılanma, suçunu kabul etme ve yasal haklardan feragat etme kapasitelerini kapsayan üst kavram.
Örnek Vaka / Uygulama
Şizofreni tanısı olan bir sanığın, avukatının kendisine yönelttiği soruları anlamakta zorlanması, mahkemenin amacını kavrayamaması ve suçlamalar ile olası cezai sonuçlar arasında mantıksal bir bağ kuramaması durumunda adli psikologlar tarafından yargılanma yeterliği açısından riskli olduğu rapor edilir.
Derin Analiz
Adli psikoloji ve psikiyatri ekseninde değerlendirilen yargılanma yeterliği, sanığın suç işlediği andaki zihinsel durumunu inceleyen 'cezai ehliyet' (insanity defense) kavramından tamamen farklıdır; tamamen davanın görüldüğü andaki zihinsel işlevselliğe odaklanır. Dusky v. United States ölçütlerine göre temel kriter, sanığın avukatıyla rasyonel ve olgusal bir danışma kapasitesine sahip olup olmadığını ve yargı sürecini rasyonel bir şekilde anlayıp anlayamadığını saptamaktır. Bilişsel ve nöropsikolojik değerlendirmelerde yürütücü işlevler, gerçeklik algısı ve karar verme mekanizmaları incelenir.
Etimoloji
Latince 'adjudicare' (hüküm vermek, mahkeme kararıyla karar bağlamak) fiilinden türetilen 'adjudication' ile Latince 'competentia' (uygunluk, yeterlilik, yetki) sözcüklerinin birleşiminden oluşur.
Karıştırmayın
Cezai ehliyet (suç anındaki akıl sağlığı durumu) ile sıklıkla karıştırılır; yargılanma yeterliği ise davanın görüldüğü andaki süreçlere katılım yeteneğini ifade eder.